Sayfalar

18 Eylül 2014 Perşembe

İKİNCİ GEBELİĞİMDE SONA DOĞRU


Girdik mi 8.aya :)
Şu bir gerçek ki ikinci gebelik daha rahat geçiyormuş yada bende öyle oldu.






bir çocuğun olması onunla ilgilenmek belki de karnındakini unutturuyor.Yalan söylemeyeyim Mert çok yaramaz bir çocuk  değil yani beni çok zorlamadı ve de eşimin yardımları Mert ile ilgisi benim işimi kolaylaştırdı ama yine de hala bu ayımda bile ilk gebeliğimde ki gibi değilim ,daha hareketliyim daha az heyecanlıyım(çünkü hep unutuyorum) ve çoğu zaman miniğimin tekmeleri olmasa hala hamile olduğuma inanamıyorum.Çok uzun zamandır istiyordum ve başıma gelenlerden sonra belki de düşünce olarak hep öteliyorum istem dışı olarak bilemiyorum.
Böyle olması iyi aslında gelip geçti ve az bir zaman sonra  miniğim kucağımda olacak inşallah.
Sağlıkla gel güzel kızım:)




beni çekmeyenler utansın:)


Oğlumda neredeyse bir kaç pozum var ona inat her fırsatı değerlendirip kendimi çekiyorum.



*

"zamanlama manidar" dememe sebep iki olay:)

Bu arada  ben Mert'e sekiz aylıkken sezo ile balkon da meyve yemiş sonrasında yere oturmuştuk daha rahat ederim diye, bir ara balkon demirinden  birinin bana baktığını hissettim (hoş 5.katta oturuyorduk ve biraz zor  bir ihtimaldi)ama kafamı kaldırmaya bi türlü cesaret edemedim .Sezo da yerde uzanmıştı,neyse kafamı yavaş yavaş kaldırdım bir baktım kocaman yüzüyle bir
 baykuş!
Allahım bende bir çığlık  hayvan neye uğradığını şaşırdı ve kaçtı haliyle ,o bağrışa yerde sızan Sezo da fırladı yerinden uzun bir süre akşamları balkona çıkmamıştım:)

Ve iki gece önce Sezo Mert'i uyutmaya götürdü bende netten dizi izliyorum kulaklık kulağımda ve tıkır tıkır bir ses duydum sandım önce ve izlemeye devam ettim ama tıkırtı devam edince kulaklığı çıkarıp evi dinlemeye başladım.Ses pencere kenarından geliyordu usulca gidip bakındım ama  bir şey göremedim.Sezo yu çağırdım durumu anlattım ama rüzgardır vs deyip tekrar Mert'in yanına gitti.O gidip tıkırdı devam edince beni aldı bir panik ,böyle fare bir yeri tırmıklıyor gibi.Bu arada bu evde  de 2. katta oturuyoruz lakin kot farkından dolayı dışardan beşinci kat yüksekliğindeyiz.Neyse Sezo'yu bir kere daha çağırdım ve oturup beklemeye başladık sesi .Bir kaç dakika içinde ses yinelendi ve sesin geldiği yeri bulmaya uğraştık.Ve pencere kenarından gelen sesin ne olduğunu anlamak için penceriyi açan Sezo aynı anda kapattı ve ne olduğunu o an anladık
Yarasa!
(işaret parmağı büyüklüğündeydi bu arada)
hoppa bu sefer arada sıkışan hayvanı dışarı atma telaşı başladı ve sonunda dışarı atabildik ama o korku da bana yetti.
Oturduğumuz yer hani orman içinde  yada ağaçlığın fazlaca olduğu yer olsa anlıyacağım da burada ne işi var yahu:)Allahtan havalar akşamları serin gidiyor da camları açmak sorunda kalmıyoruz yoksa bu korkuyla  bir süre akşamları camları açmayı düşünmüyorum çünkü.
Bu arada Yine 8 aylık hamileyim:)

16 Eylül 2014 Salı

OKULLU GÜNLERİMİZE YİNE BAŞLADIK

                         Yeni eğitim ve öğretim yılı(2014/2015)başladı ve bizde gecen hafta bir saatlik katılımla uyum sürecini sorunsuz  atlattık şükür.İlk gün ilk dakikalar bacağıma sıkı sıkı yapışıp ağlasa da 15.dakika da benim gecen seneki taktik işe yaradı .sınıfta uslu bir çocuğu gözüme kestirip Mertle yanına gittim ve ona birkaç şey sordum ve Mert 'i de muhabbete ortak edince bingo!Onlar konuşmaya başlayınca bende kaçmadan ama hızlı davranarak ona şimdi sınıftan çıkmam gerektiğini ama kapıda çıkana kadar beklediğimi söyledim ,itiraz etmedi.
Sonraki günler işimiz daha kolaydı, kalkması,okula girmesi ve içerideki uyumu  çok şükür iyiymiş.


giderken anlatıyor, anlatıyor


bu durum en çok beni sakinleştiriyor :)sorun çıkmayacağının işareti olarak.


ilk gün geldik ve öğle uykularımız başladı,bu durum benim içinde köprüden önceki son çıkış olarak bol bol uyuyarak eşlik edeceğim.
ig de paylaşmıştım bu resmi aşağıdaki notla.

Böyle uyumuşsak öğlen uykusuna
 sarılmışsa kollarımız
karışmışsa kokularımız
,huzurluysak böyle 
ne isterim ki daha 
#coksükür #binşukür #senibanaverene








                             Ve okuldan çıkışımız yine anlatıyor eee daha ne isterim ki ben.
                                                            Şükür sonsuz şükür

Sizi en çok çocuğunuz şaşırtır!

Biz anneler, çocuklarımız ile ilgili endişelerimizden dolayı onların potansiyelini bazen göremeyebiliyoruz. Oysa hayata bir de onların gözünden bakmayı denesek.... Hayata çocuklarınızın gözlerinden bakıp, gülümsemeye ne dersiniz? Endişeleriniz onların yaşayarak öğrenmesinin önüne geçmesin…

Bir boomads advertorial içeriğidir.