Sayfalar

22 Nisan 2014 Salı

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI




5 kıta şiir okudu canım oğlum.Nedense blog  videoyu yüklüyor ama gözükmüyoro nedenle  şuan burada yok.
Gurur duydum miniğimle.


Uzun zamndır 23 Nisanı böyle çoşkulu kutlamaıştım.



                             Çok seviyorum seni meleğim  iyi ki varsın.





                                                       
                                                               Tüm çocukların bayramını kutlarız.

19 Nisan 2014 Cumartesi

MERT GÜNLÜĞÜ



Videoyu izlerken lütfen ses ayarlarınızı gözden geçirin derim (mümkün olduğunca kısık sesle dinlemeniz de fayda var ,zaten sözleri uydurmasyon maksat bağırarak şarkı söylemek)


video

Gecen ay okuldan kurulacak kitap standı için para toplamları için kumbara verdiler,



Biz de evde elimize gecen paraları Mert'e verdik ve bir miktar doldurmuş olduk kumbarayı.


Geçtiğimiz hafta hasta olduğumuzdan gidememiştik okula ancak öğretmenimiz arayıp standın kurulduğunu söyleyince bir heyecanla gittik.



 Ve kendi seçtiği kitaplardan bir demet yapıp evin yolunu tuttuk. (kitap kapağında araba ve uçak resmi gördüğü kitaplar ilgi alanındaydı)


Bir kaç gün önce okul çıkışı parka uğradık.Aynı sınıfta olan kız arkadaşını gören Mert her zaman ki gibi tepkisiz kendi çapında oynuyordu.(bu yaşlar kendi cinsleriyle daha iyi oynadıkları ve gruplaştıkları dönem -gittiğim seminerden aklımda kalmış-ve hiç bir şekilde kızlarla oynamayı istemiyor.

Neyse bizim ki bu kadar kayıtsızken İ.... da Mert 'e seslendi ve o dakikadan itibaren bizimkinde ki değişim şu şekildeydi
Anne ben İ...(kızımızın ismini yazmak istemiyorum ailesinden izin almadım çünkü) nin yanındayım,
Anne  İ..... çantamın içini görmek istiyor çantamı verir misin?
İ...  çiçek koparmasını istiyor bizimki boyuna bakmadan yukarıdan sarkan çiçeğe zıplıyor(sonuç hüsransa da kıkırdamalarına engel değil:)
İ....  Mert beni salla (bizim ki hazır kıta hemen hazırda bekleyip sallıyor:)




Ve günün sonunda İ.... Annesini görüp koşarak bizim bulunduğumuz yerden hızla uzaklaştı ve Mert de son sürat arkasından,bağırıyorum yok çocuk beni duymuyor daha doğrusu duyuyorda duymuyor.
Bütün park benim cırtlak sesime ve oğlumun adını duymuşken buldum kendimi:)
yazarken gülüyorum da o an çok sinirlendim.Görüntü şu şekil;
Ben parkın bir ucundayım kızımız hızla koşarak parkın diğer ucuna gidip merdivenlerden aşağı iner ve araba gecen yola annesinin yanına ulaştı bizimki arkadan nasıl koşturuyor.Bağırıyorum(ki Mert şu ana kadar bir kere bile beni hiçe sayıp böyle bir şey yapmamasından bütün şaşkınlığım) Mert arkasına bakıyor sonra hızla koşmaya devam etti ve yola çıktığı anda bende tüm çığırtkanlığı kullandım baktım bizim ki bana bakıyor ,yüzümde nasıl bir ifade varsa bizim ki tırıs tırıs geri döndü.Hatasını anlamış daha gelirken özür dileyerek yanıma geldi.
Soruyorum oğlum niye böyle yaptın diye
-ama anne İ.... gitti bana da geri gelip gelmeyeceğimi söylemedi.
Kızmayı göstermelik yapıp(içimden ısırmak geldi:) böyle yapmamasını ,kötü sonuçlar olabileceğini anlattım.Beni anladığını söyledi ve olayı tatlıya bağladık.


Ve aşı yapılacaktı (18 nisan)dün ben tedirgindim açıkçası.Nasıl alocağını  soran oğluma dürüstçe anlattım .


Kolunu çekip sırasının gelmesini bekledi.Sonra ilk tepkisi
-anne bu sinek ısırığından sanki biraz fazla değil mi sence?
oyy kıyamam sana ,sen o olgunluğu gösterdin ya içime sokasım var seni  güzel oğlum.


Aşı sonrası arkadaşıyla bize gelip biraz bizde takıldılar sonra küsüp ayrıldılar:)Küsmeleri bile bir alem ,küsler ama unutup habire konuşuyorlar .Keşke her şey çocuk masumiyetinde olsa keşke.


Yaklaşık bir buçuk aydır santraç kursuna gidiyor oğlum ve kimi bulursa karşısına alıp bilgelik taslıyor.Annem var karşısında garibim dama mantığında oynamaya çalışıyor ve Mert'ten hemen ayar geliyor
-anane sende  oynamayı bilmiyorsun(bu arada kendi de çok iyi bildiğinden değil bu bilmişliği karşısındakinin hiç bilmemesinden kaynaklı:)


Havaların güzel olduğu bir gün parka gelen eski usül atlı karıncaya  denk gelince kaçırmak istemedik.