Sayfalar

28 Ocak 2014 Salı

15 TATİLİMİZ

Evet Mert in ilk karnesini aldık,mutluydu



heyecanlıydı,sabahın köründe "hadi"ler başladı.


İşin tuhaf yanı, bilmediğimden çocuğa  karneyi anlatırken nedense hep sayılarla not verileceğini anlattım:)


Karneyi görüp hep yazıyı görünce hani 5 ler dedi(5 alacağımız da kesin yani:)


sonra hemen  neler yazdığını oracıkta okudum yoksa hemen ağlama moduna girmesi an meselesiydi:)



Öğretmeni bir de hepsi için hediye almıştı.(boya kitabı ve boya kalemi)


Karne de çok güzeldi gerçekten ben bile heyecanlandım.


İlk sayfası Mert'e sorularak doldurulmuş ,soru -cevap şeklindeydi ve işte cevaplar
en sevdiği oyun: araba
en sevdiği şarkı; gamgam style(acaba hiç baştan sona dinlemiş midir, bilemedim) 
en sevdiği masal;küçük prens 
(kitabını almıştım ama kitap kalın olduğu için okumadım tv deki çizgi filmden biliyor ve çok seviyor bende okuyacağım günü iple çekiyorum.Bu kitabın 4 yaş için okunabilir kısaltılmış hali varsa da ben bilmiyorum.)  
en sevdiği renk;larcivert
en sevdiği hayvan;Timsah!!
(izlediği onlarca belgesellerin etkisi olduğunu düşünmekteyim yoksa timsah ne be?:) 
En sevdiği meyve:portaklal(sallamış hiçbir meyveyi iştahla yemez,sevmez)
En sevdiği yemek;makarna(şaşıran var mı?:)
Büyüdüğünde;Savaş Uçağı Pilotu olmak istiyormuş.  


Karne de ise;kibar,nazik ,sorumluluklarını yerine getiren,motor gelişimi yaşına göre gb güzel cümlelerin geçtiği bir karne .Bir tek "songünlerdeki ağlamalarını saymaksak" diye bir bölüm var ki karneyi eline kim alsa çok güldü:)Bir eksiği hırkalarını giymemesi okulda da öğretmeninene giydirtiyormuş.aslında giymeyi biliyor fakat giymiyor diretiyor neyse tek eksiğimiz bu olsun :)


21 ocak günü doğum günümdü,hiç unutmaz dediğim Google:)


video

O gün Mert i okuldan alıp parka götürdüm ve akşama Sezo nun gelmesini bekledim :)Doğum günüm ya beklenti hep var:)
sağolsun çok güzel bir pasta almış.Hoş o pasta da  beni unutuğunu inandırıp ortaya çıkarttığı için daha bir kıymetli geldi:)


bu resimde oğlumun doğum günü hediyesiydi.Uçak çizmiş,uçağım hiç yokmuş o yüzde olmasını istemiş.




Ve 15 günlük tatil demek can sıkıntısından her an" ben şimdi ne yapayım"cümlesini binlerce duymak demekmiş.


bende çözüm üretmeye çalışıyorum ama bazen bana da geliyolar hani:)


İstediği pizzayı burada bulduğum tarifle yaptım.çok sevdik.sadece hamur biraz yumuşak olduğu için tavaya koymakta zorlandım sonra kaşığın arkasıyla daha kolay olduğnu gördüm.Tarifi adrese girip net anlaşılır görülebilir.
     1 adet yumurta
     1,5 yemek kaşığı sıvı yağ
      3 yemek kaşığı yoğurt
      3 Türk kahvesi fincanı un
       1 silme çay kaşığı tuz
       Yarım paket kabartma tozu
        Sosu için:
         1 yemek kaşığı ketçap veya daha az salça
         Kekik
         Zeytinyağı ( Salça kullanacaksanız çok az su ile açıp,çok az zeytinyağı ekleyiniz.)
         Üst malzemesi için:
         1 parça sucuk ,salam vs.
         1 adet yeşil biber
         1 adet küçük kırmızı biber
         3-4 adet kültür mantarı
         Veya sevdiğiniz diğer malzemeler
         sıvı yağ
        1 parça kaşar peyniri rendesi


Ve tatlı atıştırma  için Şule den bulduğum tarifi denedim.Çok lezzetli oldu.Bugün gelen misafirime ikram ettim.


Misafir derken yine Mert in "canım sıkılıyor ,arkadaşıma gidelim yada bize gelsinler" diye tutturmasıyla aynı sitede oturan okul arkadaşını ve annesini davet ettim.


Çaldılar ,oynadılar ve bir günü de böyle atlattık.Yanlız 12;30 dan 14:00 kadar "anne neden hala gelmediler"diyerek beni deli etse de sonuç olarak eğlendiği bir gün geçirdi.




20 Ocak 2014 Pazartesi

GEÇEN GÜNLER BİZDE BÖYLE



Bir yıl daha bitti , 2014'e girdik.Hatta yılın ilk ayı geceçek ,ben de hareket yok.Bu zaman zarfında değişen tek şey oğlumun okula gitme isteği yok oldu. Huyu suyu değişti bize karşı daha asi ,daha bilmiş,dışarıda da bir o kadar çekingen ve ben neler yapabilirim'i düşünmekten yorgun.


Yılbaşı nedeniyle öğretmenimizin hediyesi takvim.


Hediyeyi alan Mert mutlu dursa da hiç de öyle değil maalesef.Salgın hastalıktan nasibimizi aldık ve düşürülmesi zor ateşli günlerden sonra o gün okula 1 saatliğine kutlama yapmaya bile zor gitti.


Zaten çekingen olan oğlum okulla birlikte arkadaşlarından da soğumuş.Çocuklar yanaştıkça bizimki kendini geri çekti.


Şu ana kadar öğrendiği onca şarkıyı söylemeyi hatta onlarla oturmayı reddetti,sonra yalvarmalarım sonucu her an kacacakmış gibi sandalyenin ucuna oturup arkadaşlarına ters durdu ve tek kelime bir şey söylemedi.


Yakılan pastaya yakın oturmasına rağmen bitse de gitsem hali beni çok üzse de zorlama bir kutlamayla başladık 31 aralık gününe,Yılbaşı akşamı annemlere gittik neyse iyiydi o gece.


yine resim çektirmek isteyenlerin yanından hızlıca uzaklaştı.


Zoraki bir kare.


ve hep gözü bende "gidiyor muyuz"bakışı.


Önce hep rahatsızlığına verdim.Ama tatil ve hastalığımızın bitiminde okula gitmek istemiyorum diye feryat figan ortalığı birbirine kattı.Öğretmenin alttan alması ,benim saten 4 saat olan okulundan 2 saat sonra almam da fayda etmedi ve konuşup bunun böyle gitmeyeceğini okula gitmesi gerektiğini anlattım.Aslında okulla ilgili sorun yok evde hastalıkla birlikte uyduğu kuralların çoğu askıya alınmasıyla rahata alışmasından çünkü okuldan mutlu çıkıyor ve güzel geçtiğini anlatıyor ama kesinlikle erkenden okula gitmek istemiyor.

*********************************************


Mert in saçını kesmek demek Mert i benim erkek kuaförüne götürüp kulaklarını tutmam ve her yerimizin kıl-saç dolması demek ama büyüyen oğlum daha sakin ve daha cesur oturdu koltukta.

************************************************

instagram

*****************************************

Ve Mert in büyüdüğüne inandığım diyalogdan bir tanesi de yukarıda:)Artık cevap verirken daha çok zorlanıyorum.


Evde olan çocuğu oyalamak ve merak ettiğim şeker hamurlu kurabiyelere yelken açtım


Ancak ne zormuş arkadaş,


daha doğrusu çok oyalayıcı ,benim gibi tez canlı birisi için bitse de kalksam başından dediğim nadir anlardan biriydi.


Görüntü güzel oldu bizde tanıdıklarıma birer adet olsun yapalım dedik.İmece usulu kurabiyelerimiz;
( birimiz şeker hamurunu açtı(ben)fırçayla su sürdü(mert)isimler basıldı(sezo).)

*************************************


Havalar bahar havası
 bana yürüyüş sezo ile Mert'e bisiklet


Bizde değerlendiriyoruz,


Hoş bu bisiklete bindiğimiz günün ertesi günü Mert bu sefer kulak iltihabı teşhisiyle ilaçlara ve antibiyotiğe boğuldu malesef.


Yani bahar görünümlü kış bizi fena çarptı.


Mızmız olan oğlumu bi de asosyallik eklenince Sezo ile Onun seveceği şeyleri düşünerek bir eğlence turu yaptık.



  İlk defa bowling oynadım ,Mert çok istiyordu lakin gücü yetmedi haliyle, eee  o zaman da biz oynadık o da bize top taşıdı durdu.


O da kendini eğlendirecek başka yerler buldu.En azından oynayamayacağına kendi karar vermiş oldu.


:)


yine gitmeye söz verip ondan da ağlayarak okula gitmeyeceğine dair söz aldık ama nerde???
Bugün yine ağlayarak gitti,çıktığında "anne girince hemen sustum" e o zaman niye ağlıyorsun diyorum 
-sizi özlerim,sizin yanınızdayken öğretmenimi özlerim diyerek o anda sığındığı bahanelerle beni susturuyor.






İşte bizde durumlar "huysuz ihtiyar " modunda, şükür ki hasta değil ,atlattık diyerek son gaz Mert oğlanı eğlendirmeye devam.