Sayfalar

23 Şubat 2013 Cumartesi

BİZDE DURUMLAR



Geçtiğimiz hafta pazartesi günü kurs için anneme gittim.Mert i anneme bırakıp kursa gittiğimin yarım saat sonrası titremeyle eve geri geldim.Annem de  doktora gidip gelmiş halsiz kalmıştı,bişeyler atıştırıp Mert i zorlayarak öğlen uykusuna yatırıp hemen annem bir koltuğa ben bir koltuğa uyumaya gittik.3saat geçmesine rağmen her yanım daha da ağrıyordu, titremem  ateşin yükselmesiyle şiddetlendi.
Sezo nun gelmesiyle eve gittik.Sağ olsunlar yemek hazırlamışlar(hazır da olsa mantı alıp tüm usullerini yerine getirip güzel bir masa hazırladılar Mert le)Sezo nun  meyve suyu,atıştırmalık ara bişeyler  getirip götürmesi ay ne şanslıyım dedirttir.Gerçi Sezo ertesi gün hemen iyileşeceğimi planlayıp bana dağ gibi bir mutfak bırakmış olsa da o akşam iyi geldi getirdikleri,yedirdikleri.

Gece 3 ben uyku ile uyanıklık arasındayken Sezo nun ayakaldığını duydum(o gece Mert ile sezo birlikte ben oturma odasında yattım güya onlara geçmesin)Bir baktım bizimki elinde dereceye Mert in yanına gidiyor ve bingo Mert 39 dereceyle hastalığıma ortak oluyor.O gece sabaha kadar Sezo nun ilgilenmiş sabah işe gitmesiyle benim daha sırtımı yere koyuşumun ilk günü dolmamışken Mert ile sınavımız başlıyordu.
-anne ben şuyubu içtim niye düzeymiyom
-anne geçmiyo niye
gb sorulara bir de ağlama ekleyin bi de benim ilaç kullanmamam gerektiği için çatlayan başımı ekleyin ,yetmedi diyosanız evet yetmemiş gibi Sezo işten arıyo 
-ben ölüyorum bana da bulaştı
:)))evet şimdi gülüyorum ama o anı buraya tasvir edemeyeceğim .




                    
                   Paşamızın ilgisini tv ye çekip biraz oturabildim


 

                                  kah sızdı kaldı olduğu yerde



                         kah dereceyle bitişik  kaldılar iki gün.


             Şükür iyiyiz ilk düzelen Mert oldu hatta fazla enerjiyle geri döndü.

                           Bizde atlattık sayılırız iyiyiz şükür



 .Bu aralar fırsat buldukça kitap okuyorum şimdi sıra "KİMYA HATUN"da A101 marketten çok uygun fiyata almıştım



Bu resimde Sezo Mert e bu arabayı almış aralarında ki diaolg
-Mert gel seninle arabayı ıslatalım
-aaaaa tamam ben su getiyeyim 
-yok oyle değil oğlum git mutfaktan iki süt al gel yani kutlayalım
-tamam oyuy
..........
-baba bende az kaydı camı ben ısyayın mı(hala aklı orda yanlız)
-nasıl anlamadım Mert ne az kaldı
-sütüm diyoyom az kaydı onla camı ıslatayım mı?
-yok be oğlum sütle cam ıslatılır mı?
-ama sen öyle söyyedin


             ***********************************



Sabah sabah canim burnumda Mert te inatlasmada zirve yapma cabasındayken
- 'ehh be oglum burnundan da kıl aldirmiyosun 'dedim
Mert bi sakinlesip elini burnuna goturdu kurcaliyo
_yok anne
_ne yok oglum
_burnumda kıl yok 
Ya bi git oglum ya ;)


*Bu arada bu grip salgın şeklinde dikkatli olun iki gün önce kardeşim hastanede serum takıldı malesef

4 Şubat 2013 Pazartesi

POĞAÇA TARİFİ

Şimdiye kadar bir sürü poğaça denemelerim olmuştur ama malzemeleri ve çıkan sonuca göre en iyisi vereceğim bu tariftir.Çok beğendiğim tarifi Mukom sayesinde bulmuş oldum. Face de bize bir öğrencisinin bloğundan bahsetmişti.Bende ziyarete gittiğimde karşılaştım bu poğaçayla ve bir daha ,bir daha yapmama sebep oldu.

Malzemeler;

 1 bardak ılık süt
 1 tane yaş maya(ben kuru maya kullandım,direk unun içine koyup)
 1 bardak sıvı yağ
 1 yemek kaşığı toz şeker
 1 tatlı kaşığı tuz
 1 adet oda sıcaklığında soda
  Alabildiği kadar un.
  Yumurta (sarısı için)(beyazını poğaça malzemesine koydum)

Tüm malzemeyi karıştırıp mayalanmaya bıraktım .Kabaran hamurdan parçalar alıp içine beyaz peynir koyup kapattım.Üzerine yumurta sarısını sürüp doğru fırına.

ben hamur işinden pek anlamam ve yaptıklarım genellikle hüsranla sonuçlanmıştır .Ama baktım bu  poğaça güzel oldu doldurdum saklama kabına doğru annemlere:)




Afiyet olsun.