Sayfalar

9 Aralık 2012 Pazar

ORTAYA KARIŞIK


Müminem   ig de   aşağıda ki kolaj resme "ağır abi " demişti.


Hakikaten de Mert tam bir ağır abi,yani sırf duruşu değil davranışları bile bu duruma ispat


Bugünlerde pilmişliği tavan yapmış durumda ,öyle şeyler söylüyor ki bunu da nereden duydun diyoruz artık çünkü bacak kadar boyuyla bunları söylemesi bize biraz zor gibi geliyor, oysa çevremdeki yaşıt çocukların çoğu bu şekilde.Bizim zamanımızda diye başlayan anne sözcüklerine tahammül edemeyen ben şimdi aynı cümleyi kurarak sizin tahammül sınırınızı zorluyayım:)
-Bizim zamanımızda biz böylemiydik, daha saftık ya da ben öyleydim:)



Oğlum "börning istiyo karnım" diye tutturdu.
Meali;
karnım açıktı Burger king e gidelim:)Bu resimde babasını göz hapsine almış gelmesini bekliyor.


Bu resim Cerrahpaşa hastanesi acil bölümün bahçesinde çekildi.


Kızkardeşimin kayınvalidesi acile kaldırılmıştı bizde ziyarete gittik.(30,11,2012)malesef cuma günü (07,12,2012)de kaybettik.allah rahmet eylesin.

 Hastane bahçesinde kedilere seyre dalan Mert oğlan.

 Gündüz uykulara bu ara pek düşkün hatta uykuya pek düşkün.Sabah kalkıp kahvaltı eden mert ne zaman uyuyacağız diyor o kadar yani.Tabi dışarıda olduğunda değil, evde hep" şimdi ne yapalım anne" modunda gezen cüce "oğlum git odana bak istediğin şeyle oyna "dememle onun günü son buluyor ve uykuya sığınıyor.
Acayip derece de düzen delisi,sırf oyuncakları ortalıkta kalacak dağınıklık olacak diye oyun oynamıyor.

Gecen akşam kızkardeşimler çaya geldiler,biz çayları içerken (kız kardeşimin iki çocuğu var kızı zeynep mertle yaşıt ,oğlu da 8 yaşında)onlarda çocuk odasında oynadılar.Neyse Burcu gideceğini söylediğinde bizimkinin suratını ve dediklerini duymalıydınız
-teyze odamı toplamadınız neyeye gidiyosunuz,bayış abi de yatağıma uzandı onu da toplayın.
yaaa işte böyle ,akşamları yatmadan ortalık toplanıyor, giysiler ve hatta terlikleri çekmesine konuyor ve istinasız her gece.Bazen ben geçiştirmek istiyorum sen yat ben halledicem diye ama yok illa görecek.
 fadiş sizi bilmem ama biz yeniden aynı yatakta buluştuk oğlumla:)


Aslında kendi yatağında pek sorun çıkarmadı ve uyudu da ama eşim "üşür","bir gece sarılarak uyuyayım" ,"bu gece biraz öksürdü mü ne?"diye diye tekrar herşeyi başa sarmamıza neden oldu:)Gerçi ben hiç rahatsız değilim ama bazen de yaşı büyüyor diye sıkıntı yapıyorum işte.


                                                                     örümcek adamım

                                                          kendince korkutma cabaları :)

 İlk diktiğim etek burada yapım aşamasında .Hiç giymedim ama güzel oldu .resimleyip eklerim aklıma gelirse.


burada ki duyuruyu görür görmez mümineyi tekrardan görürüm diye seyrettim ve verilen şifreyi gönderdim işte hediyem.Çok sevindim tabi:)

face de görüp yaptığım ama henüz kapağını dahi açmadığım şurubu burada da yayımlamak istedim belki yapmak isterseniz.

 bir adet taze zencefili soyup doğruyoruz bir limonuda doğrayıp kavanoza ekliyoruz en son balı üzerine döküp(ben üzerini tamamen kapatacak kadar yaptım)ağzını kapatıp buzdolabına koydum
 Bir çay bardağına 2 çorba kaşığı bu zencefil şurubundan koyup sıcak su ekliyoruz sıcak su olduğu giib soğuk su ve soda da olabiliyormuş ve hastalanmadan çay giib güne bir fincan içilebilirmiş yani hasta olmayı beklemeden.
 İçerken içine bir dilim limon konuluyormuş

28 Kasım 2012 Çarşamba

TAHİNLİ ÇITIR RULO

Geçen kursta kızlardan biri getirmişti bu tatlıyı, ilk ağzıma almamla mest olduğum  tatlıyı size anlatmasam buraya da not etmesem olmazdı.Nette bakındım kim yapmış diye(önce bizim blog yazan arkadaşlarıma sürekli takip ettiklerime bakıyorum.Diğer adresler sanki sadece orada bulunsun diye tarif eklemişler gibi geliyor ölçü tutmuyor ,tadını tutturamıyorlar, ezbere yazdıklarını düşünmekteyim .O yüzden baktığım da karşıma ilk çıkan blog senem in bloğuydu ve oradan okuyarak birebir uyguladığım tarif yediğimle aynıydı.

İşte malzemeler;

        8 yaprak baklava yufkas
           1 su bardağı tahin
           1 çay bardağı sıvı yağı & tereyağı karışımı
           16 yemek kaşığı toz şeker
            1 su bardağı çekilmiş ceviz ve fındık ne varsa 
            pudra şekeri 

yapılış;

yağ ile tahini iyice çırpılır.Yufka serilip bu karışım güzelce sürülür.üzerine bir kaşık şeker ,bir kaşık ceviz(fındık ne varsa)serpilip ikinci yufka üzerine serilir aynı işlem yinelenir ve sıkıca sarılır .Bıçak yardımıyla kesilip tepsiye dizilir.
Dikkat edilecek nokta çok çabuk pişiyor mümkünse başında bekleyin(ben ilkinde yarısını yakmıştım)altları kızarınca fırından çıkarın
Fırından çıkınca üstüne pudra şekeri serpiştirilir.
Orjinal tarifinde üzerlerine yağ sürün deniyordu ben yapmadım(ne kadar az yağ o kadar vicdan rahatlaması demek:) bir fark da görmedim ,tabi karar sizin:)









İşte böyle yaparsanız afiyet olsun.

7 Kasım 2012 Çarşamba

MERT İLE GEÇEN GÜNLERİMİZ

Pazartesi ve salı benim kurs günüm ,daha önce nasılda şevkle istekle gitttiğimi anlatmıştım..Bu zamanda önüme çıkan tek engel oğlumu bırakacak yakında kimsenin olmayışıydı ama şükür ki kızkardeşim ve gelinimizin annesi yetişti ve ilk iki hafta kursa gittim.Sağolsun oğlumda hiç sıkıntı yaşatmadı bana allah razı olsun miniğimden.Sonraki iki hafta kayınvalidemlerde kaldı Mert ,hatta kayınvalidem "iki sabah erkenden kalkmış olmasın pazartesi bizde kalsın salı akşamı alırsınız dedi"sağolsun,benim için fazla bir durumdu şayet çünkü önce nereye bırakcağım diye kara kara düşünürken oğlum birgün de bana fazladan hak tanıyordu.Neyse ilk haftamız sorunsuz ikinci hafta vedalaşırken biraz ağlamaklı-buruk ayrıldık ama 5 dakika oratlık sütliman olmuş ,görümcem "sen işine bak iyi diyerek beni rahatlatmışlardı".(allah razı olsun onlardanda)GEçen bayram haftasında bayramlaşmak için kayınvalideme giderken mert durmadan"
-anne sizde kalın lüytfen
deyip durdu.Ona kalmaya gitmeyeceğimiz sadece bayramlaşacağımızı söyledim.Sonraki günlerde yine kayınvalideme uğradık ve mert'ten aynı yakınmayı duyduk.
bayramın 3.günü annem köyden geldi ve sonraki hafta içinde ona gittik.iki gece kalır sabahları kursa giderim diye plan yaptım fakat ilk gece(daha önceleri sayısız sürede kaldığımız halde ,en son 10 gün anneme bakmaya gitmiştim )
-ben evimde yatıcam
diye binayı inletti.Çok şaşırdım şımarıklık yapmadığı belliydi bu da benim canımı daha çok yaktı:(
Zar zor ikna ettim ve ona niye diye sordum "onu bırakıp gideceğimden mi korktuğunu söylediğimde kafasıyla onaylayıp ,boncuk boncuk yaşlar dökmeye devam etti:( Ona sarıldım ve yattık ,gece kalkıp benim yanımda olup olmadığımı kontrol ederken gördüğümde ise iyice canım sıkıldı.Onun bıraktığımız günlerde sorun yokmuş gibi gözükse de içine attığı için daha kötü oldum :(
Sabah olduğunda kursa gitmek için hazırlanırken onu da kaldırdım ki sabah yanında olduğumu  ve giderken görsün istedim.Daha ben  kaldırmadan benim doğrulmamla o da uyandı .Kursa giderken onu öptüm ve vedalaştık ,gerçi ondan ses çıkmadı ama bana engelde olmadı.Kursa gittim yarım saat sonra telefon geldi annem 'sen gittiğinden beri ağlıyor 'dedi.koşa koşa eve geldiğimde "sen beni niye bıyaktın" deyip boynuma sarıldı ve bitişik halde 3 saat geçirdik.Annemlerin komşuları sağ olsun biraz oyalansın diye çocuklarının ne oyuncağı var ise ortaya döktüler ama nafile ,oğlumun en sevdiği arkadaşı EGE nin ona özel ilgisini bile görmezden geldi.Açıkçası onun bu hali beni bitirirken diğer  yandan da 3 senedir evde olan bana  dışarı da bir meşguliyet sağlayan kursa gitmem sekteye uğradığına ayrı üzüldüm. Nasıl olduysa gelmesi zor ihtimal olan kız kardeşimde kapıda belirdi (mert ile yaşıt kızı ve 8 yaşındaki oğlu bana can simidi olarak oraya gönderilmişlerdi sanki)ve benim oğlumun birazda olsa normale döndü devamlı mızmız hali her dain ağlamaya hazır ve ağlamaya başlamasıyla devamı dakikalarca süren o huysuzluğu onların gelmesiyle şükür o anlık son buldu.Barış'a(kızkardeşimin oğlu)benim gitmem gerektiğini ona anlatırmısın dedik sağolsun tek kelimeyle oğlumu ikna etti ve ben kursa tekrar gittim ,ama şunu iyi biliyordum ki an kurtarıyordum sadece:(
Ertesi gün sabah aynı seromaniyle kursa gittim o ağladı ben vazgeçmeden(annemden allah razı olsun onun sözleri beni rahatlatmalarıyla ve Mert ile ilgilenmesiyle zar zor ikinci günüde atlattık .Hatta öğlen tatilinde alıp onu markete götürdüm bir tur atıp öyle kursa gittim(tabi ayrılmadı öyle ağlamasına göz yumarak bıraktım.GErçi mert benim gitmemden 2-3 dakika sonra normal şekilde oyuna dönüyormuş ama bana vedalaşırken yaşatıkları bütün gün benim aklımdan çıkmıyor)
  Aklıma çalışan anneler geldi benim ki biraz keyfi uğraş  için bu duruma katlanıyorum ve daha da zorlarsa şartlar bırakırım kursu(hiç istemiyorum aslında nefes almamı sağladı bana bu kurs hemde çok istediğim dikişte bişeyler öğrenmek acayip mutlu etti beni buna da son vermek istemiyorum aslında ama
bakalım) her sabah böyle manzaralar yaşayan anneler var ise allah sabır versin.
Mert beni üzen bir çocuk değildir hatta gittiği her oratmda uysallığı ile tanınır evde benimle tüm gün geçirdiğimiz zaman diliminde beni zorladığı anlar sayılıdır o yüzdendir ki çok şaşkınım bu duruma.

Yani bugünlerde Mert ile sınanıyorum bakalım neler olacak ?


Geçtiğimiz haftadan kareler;



Baba -oğul maç karşılaşmalarından bir kare


Ailemizn son üyesinin cinsiyeti belli oldu.Bu resimlerdekiler de onun ilk kıyafetleri ,babanın hasta derecede FB olması etkisiyle.(abimle -ayşemizin bebekleri)Kız bebek,hoş ayşe makas üzerine oturarak,kafasından tuz dökülerek cinsiyet tahmin etmiş" kız"olacağını tescillemiştik:)(şaka bir yana doktor kesin olmamakla beraber demiş ama biz haklı çıkacaz ya inandırdık kendimiz:)


Son iki günümü beni canımdan bezdirircesine sıksa da o bir dünya tatlısı .Düzelir umuyorum huyu ben oğluma güveniyorum(evren duy sesimi:)


Seni seviyorum bebeğim



Yaklaşık on gün önce kayınvalidemin evlerinin bahçesinde cadır kurduk ,kamp yapacağım diye ne zamandır söylüyordu böylece gönlünü yapmış olduk.



29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI mızı kutladık kendi çapımızda:)


Balon delisi 8 adet balonu şişirip oynuyor(allahtan patllayanlar oldu da yer açıldı-şu an ben bu kaydı yazarken babasıyla oynuyor:)


Ne zaman kış geldi demicem ama birden hava bu kadar mı değişir? Geçtiğimiz hafta oğlumla çıktığımız park tan bir kare.

24 Ekim 2012 Çarşamba

BAYRAMINIZI KUTLAR ,BLOĞUMU GÜNCELLEMEYİ BİR BORÇ BİLİRİM



Uzun süre yazmayınca üzülüyorum o yüzden ne var ne yoksa serdim ortaya böylece birbirinden bağımsız konulardan oluşan kayıtlara bir yenisini ekledim,yani bloğumu güncelledim:)
 Burun seyre;

**********************************
Bugünlerde ki heyecanımın nedeni işte 


 bu dikiş kutusuyla gittiğim kurs.

 İlk diktiği şey aşağıda resimdeki iğnedenlik.Sağolsun kızlar(facedeki ekli blog arkadaşlarım ) soru yağmuruna tuttular bu ne diye.ismini yazmamamdan kaynaklı ne olduğunu bilemeseler de:) bu iğnedenliği ben diktim:)face  resmi yayınladıktan sonra o kadar yorum yazdı ki kızlar ne olacabileceği konusunda ben bile diktiğimden şüphe ettim.

Ben açıklamıştım ki bu sefer sağ olsun  ilknur "iğnedenlik "diye bir tabir var mı diyerek beni dikişden soğumama neden sorulara bir yenisini ekledi:)

                              Bu da minyatür eteğim




 Bitmiş haliyle beni epeyce heyecanlandırdı:)Geleceğe dair ümitlerim arttı:)


                  *****************************************


Gecen gün sezoyla eve gidiyorduk e5 te normal seyir halindeyken acı bir fren sesi duyduk aaaa ne oluyor demeden tek yön olan yoldan karşıdan  yalpalayarak önümüze doğru bir arabanın geldiğini gördük.O an  öne mi arkaya mı bakacağımı şaşırdım çünkü biz fren yaptığımız için arkadan gelen mi çarpacak önden gelen mi diye korkuyla bakınıyordum.Allahtan sezo soğuk kanlıdır ben olsam  direksiyon başında ellerimi havaya kaldırıp beklerdim herhalde, iyiki de araba kullanmıyorum dedim o zaman.
Sonra anladık ki üç şerit gittiğimiz yolda en sağdaki arabaya orta şeritteki kamyon vurmuş o da kaçayım derken direksiyon  hakimiyetini kaybetmiş ,önce metrobus yolundaki bariyerlere çarptı sonra üzerimize doğru ters yönde ilerledi allahtan tekrar bariyere çarparak durdu yoksa biz kafa kafaya girecektik.Şükürler olsun kötü sonuçlanmadan  atlattık.Sezo hemen arabadan indi yardım için, adam şok geçirmişti boş boş etrafa bakıyordu allahtan onunda bişeyi yoktu.





             *************************************






 Mert 'in şekerle imtihanı bu resim:)
Mert şekerin tadını pek bilmez vermediğimizden.Geçen gün gittiğimiz bir alışveriş mağazasının önünde palyaço bu şekerleri satıyormuş bizimki de görüp istedi aldık.Eve geldiğimizde açtık bir iki yaladı sonra uzatmış 
-anne doydum 
-nasıl yani
-doydum anne doydum yemicem güzel deyiymiş
diyerek bana geri verdi.Bizim evin büyük çocuğu sezo 'nun gözleri parladı ve icabına baktı.Aslında bende pek sevmem şekeri belki bizimki de bana benzeyecek.

         ******************************************


 İki hafta önce ayakkabı almak için bir alışveriş merkezine gittik mert ile .




Ben ayakkabı bakarken çocuklar için iyi düşünülmüş bu kısımda mert de çizgi film izledi.



Bu aralar mert çok konuşuyor(bunu benim yazacağımı hiç tahmin etmiyordum 2.5 yaşına kadar tek tük konuşan çocuğun ağzının içine bakan konuşsun diye taklalar atan ben bunu yazdım)ama öyle böyle değil
-anne bu ne ? ile başlayıp verdiğim her cevaba "neden" diye soru ekleyen bir soru bankasına dönüştü.
Bu resimde de cama yansıyan kendi gölgesiyle konuşan mert,ciddi söylüyorum ben birşeyler atıştırıyorken boş kalmamak adına sanırsam gölgesiyle konuşuyordu:)



Genelde mert dışarıda bana hiç zorluk çıkarmaz ama bu alışveriş günü beni çok zorladı .Onu istiyorum bunu istiyorum diyerek hiç yapmayacağı şeyleri yapıp avazı çıktığı kadar ağladı.Ben mi ne yaptım?
Hiç bir şey sadece gitmemiz gerektiğini ve istediğini alamayacağımızı sakin şekilde söyledim.Sustu mu?
-hayır
Hatta alışveriş merkezinin dış kapısını merdivenlerinde salya sümük ağladı ağzından çıkan salyalar rüzgardan uçuştu resmen:)

                 **************************************


                           Kışa girdiğimiz bu günlerde bundan sadece 10 gün önceki halimiz





                     Kursa giderken uyandırmak öyle zor ki:(
                             (tabi işe giden anneler bana kızıyorlardır bunu yazdığım için)



kanat yatma oyunu kendi uydurduğu bir oyun ve bir daha aynısını oynayamadığı için kıyameti kopardığı pozisyon.
Bu aralar zaten ağlak modda takılıyoruz 

                   *************************************



                            HERKESE İYİ BAYRAMLAR 

                    oğlumda bayramınızı kutlar

*bu arada yine tatlı yapamadım cesaretim yok şu baklava işinde, çok istiyorum ama bir türlü gidip yapamıyorum.

6 Ekim 2012 Cumartesi

PATATES PİZZASI-MUHALLEBİLİ KADAYIF

İki tarifle karşınızdayım .

İlkini sevgili ECE ig paylaşmıştı ve de çok güzel olduğunu belirtmişti.Dün akşam denedim ve beğendim buraya not düşmek için Ece ye rica ettim o da sağ olsun "ne demek "deyince resimlediklerimi hemen buraya aktardım.




İşte ilk tarif

PATATESLİ PİZZA

3 Adet patates
2 yumurta(ben 1tane kulandım)
tuz 
karabiber
kekik(ben koymadım)


patatesleri haşlayıp rendeliyoruz soğuduğunda içine yumurta ,tuz,karabiber ekliyoruz(isteyen kekik ben koymadığım için yazmadım)



Yağlanmış tavaya elimizle bastırıyoruz .Üzeri için ben sucuk ,biber domatesi tavada pişirdim( ece  mantar biber ve sucuk koymuştu,oğlum mantarı yemediği için ben koymadım)Patatesin üzerine yerleştirdim ki benim malzemem azdı.Yine evde ne varsa bence koyulabilir ben zeytin ve az salam ekledim 



En üstüne kaşarı koyup kapağı kapattım.


ve özellikle oğlumun bayıldığını patatesli pizza çıktı ortaya.Bu güzel tarif için Ece ye çok teşekkür ederim.


                         **************************************************



Sağ olsun ayşem(gelinimiz) çok yapar bu tatlıyı çok severim ama hiç yapmamıştım.Bu akşam bize geliyor bende bu tatlıyı bir kez de ben yapıp yedirmek istedim,


                            Diğer tarif ise çoğu kişinin bildiği;                   

                       MUHALLEBİLİ KADAYIF TATLISI

250gr kadayıf
1,5 su bardağı şeker
1 su bardağı ceviz yada fındık
yarım paket margarin yada tereyağı(ben çok az tereyağ ve sıvıyağ kullandım margarini pek kullanmamaya çalışıyorum)

Muhallebisi için;

1litre süt
1 su bardağı un
1 su bardağı şeker
1paket kremşanti


Kadayıf,yağ,şeker ve ceviz iyice kavrulur.Bu aşamada bence kavurma işlemine başlandıktan 2 dakika sonra şeker konsa daha iyi olur çünkü şeker karamelize oluyor  hemen .

Muhallebi için krem şanti hariç malzemeler konulup iyice çırpılır ,mikserle 10 dakika ek çırpılıp ılınınca kremşanti eklenip karıştırılmaya devam edilir.


Kavrulan kadayıfların yarısı borcamın altına dökülür ,iyice soğuyan!(sakın soğumadan dökmeyin kıtır olması gereken kadayıflar yumuşuyor çünkü)muhallebiyi üzerine döküp kalan kadayıflarla üstünü kaplıyoruz

                 
                                    İşte bu kadar benim çok sevdiğim bu tatlıyı unutmamak için kayıt altına almak istedim.



İyi hafta sonları blog alemi.

2 Ekim 2012 Salı

ÇOK İSTEMİŞTİM

Yaklaşık 4 senedir çok istememe rağmen İSMEK İn dikiş kursuna gidememiştim,Bu sene için çok ümitliydim  ama yine bir kaç engel vardı önümde,önce Mert 'e bakacak biri gerkliydi ki ilk aklıma gelen annem oldu sağolsun o da ikletmedi ama memelekete gitmesi de gerekiyordu ve benim ilk 3 haftam çöp olmuştu bu planlara göre.Kurs ayın 1'nde başladı ben nasıl gideceğimi düşünürken sağolsun kardeşim ilk elini uzatan oldu .Sabah sezo beni bırakıp Mert" i Burcu'ya götürdü ve ilk günü kutarmış oldum.O kadar mutluydum anlatamam.



Bu manzara benim kursatan sonra gördüğüm manzaralardan bir tanesi hep böyle anlaşamasalarda yine dün fena değillerdi.Mert'in Zeynep'in ensesine attığı yumruğu saymazsak,sebep yok işte iki dakika sonra "sen biyiyon mu" diyerek söze başlıyorlar sanki az önce kavga eden onlar değilmiş gibi.Gerçeği söylemek gerekirse kavgaları bile güzel bazen bu anları kafama kazımak istiyorum hiç bitmesin istiyorum.(allah isteyen herkese nasip etsin)


Bugün ise (hafta da iki gün kursum) canım Ayşenin(gelinimiz)annesi baktı.Allah razı olsun ikisinden de.Mert gerçi uysal bir çocuk sorun çıkarmaz ama yine de başkasına yük olma fikri beni hep rahatsız eder.Sağ olsun  kimse bakarken bişey demiyor ama ben işte rahat bir insan hiçbir zaman olmadım
mert kuşunu bu sabah uyandırmak eziyet oldu normalde sinek vızıltısına uyanan oğlum neler yaptım uyanmıyor bu durumda bende biraz vicdan yaptım keyfim için çocuğu kaldırıyorum diye ayyy ne kadınım bir rahat yok hep kendimi kasıyorum ben çabuk yaşlanırım bu gidişle.

Bugünkü ilk dersimizi işledik.



Teğelleri öğrendik bilenler biliyordur ama ben bir hevesliyim sormayın ne mola verdim ne de kimseyle tam anlamıyla tanıştım ,oradakiler kaynaşırken ben işimi ciddiye almış yapıyordum:)



işte ilk dersin sonucu:)
İnşallah devamını getirip gidebilirim çok istiyorum çünkü.



Bu arada Mert ile babası konuşuyor;
-oğlum bu ne?
-fiy (fil) baba
-aferin oğluma 
-baba fiyleyin hoytumu çok büyük 
-evet oğlum
-baba hep süyüc(sümük)dolu hemde çok ıyyy
-:))
Sevgiler