Sayfalar

26 Eylül 2011 Pazartesi

İCRAATIN İÇİNDEN:))(İLK ETAMİN İŞLEMEM)


yaptıklarım var ama yayınlamaya fırsatım olmadı işte onlar;


etamin işi(çarpı işi)deyip salatalık turşusu koymam biraz tuhaf biliyorum ama icraatın içinde bu da vardı.Bu arada ben salatalıkları delerek koymayı unuttuğumu kayda eklerken aklıma geldi:)Tekrar boşaltıp yayapabiliirdim ama böylede denemek istedim(bu tembel benin bahanesi olsun:))

bu sabunlar gecen seneye ait olabilirler ama birtürlü yayınlayamaıştım geçen alışverişte bir paket sabun alıp peçete transferi yapacağım an aklıma geldi ve işte yayınladım.


işte ilk etamin işim çok sevdim yapmasını

yapılmasını netten bakarken  blog arkadaşım nalan'ın hobilerinde  buldum.Teşekkürler çok işime yaradı.sizde hiç bilmiyor ve yapmak istiyorsanız işte adres

şimdi ben bunu ne yapacağım ona karar veremedim.

aşağıda şablonu mevcut ama kimden aldığımı bilmiyorum .Eğer ki burayı okuyan birisine aitse lütfen belirtsin hemen ekliyeyim
acaba ülkü ' ye ait olabilir mi?:))


benden bu kadar sanıyorsanız ,yanılıyorsunuz çalışıyorum ve acayip mutlu oluyorum.

22 Eylül 2011 Perşembe

çekiliş var haberiniz ola:)

hediyeleri gördüm çok beğendim eminim sizde beğenirsiniz .
 katılmak isterseniz sizi böyle alalım

hobim vaktim boşuna katılmışsın malum ben katıldım:))
tamam tamam booooollllllllll şans:)

20 Eylül 2011 Salı

AHINIZ TUTTU:))

Gecen pazartesi yazmışım en son, böyle ara verince boşlamışım gibi gözükebilir ancakkkkkkk çok yoruldum bu zaman zarfında .Yazdım kaçtım gibi gözüksede anam ağladı desem yeridir.Evet ilk gün annemin ısrarına dayanamayıp anneme gittim ve dışarı çıktık beraber çarşı pazar dolaştık akşam eve gitmeden ertesi gün eminönü için randevulaşıp  ayrılacaktık ki , burcu aradı(kızkardeşimdir kendileri)pazar günü sünnet mevlüdüm var yarın acilen eksikler için eminönüne gitmeliyiz deyince amenna dedik.Sanki biz hiiiiiiiççç niyetlenmemiş sırf onun için zahmet edip gidiyor edasında ertesi
 gün eminönüne gittik:))).Allahım nasıl özlemişim insan nereye bakacağını ne alacağını (taaaa ne zamndan alacaklarımı kafamda belirlememe rağmen bir yere not etmeyişimdeen yine unuttuklarım oldu)şaşırıyor.Burcu ihtiyaçlarının peşinde dolaşırken ben,Yapışkanlı(eriyen)tela,şu singerin kesme çarkı,boncuk gibi ıvır zıvır ne varsa onları almakla uğraşıyordum:))Akşam olduğunda bir bütün olduğum ayaklarım bağımsızlıklarını ilan etmiş zonk zonk atıyordu ,resmen sürükledim kendimi .
Ama yettimi bu gezme bize hayırrrrrrrr :)
Anne bir daha ne zamn gezeriz eksiklerim var deyip annemle sözleşip ertesi gün erkenden (ki sabahın altıbuçuğuydu  anneme gittim.Sezo geçerken beni bıraktığı için o saatte gittim)damladım.Tam biz hazırlandık burcuya gideceğimizi söyledik ve onun mevlüt şekerlerine bziim alabileceğimizi söyleyecektik ki bende geliyorum dedi:))))))))(bu arada burcudan kaçtığımız anlaşılmasın iki çocuğu .haftasonuna yetişmesi gereken işleri ve senelik ,izinde kocası olduğundan gelmiyeceği aşikar olan burcu her seferinde yanımızda bitii:))ballı hatun vesselam)
Neyse çıktık yola(iki gidişimizde sağolsun  kardeşimin eşi ben sizi bırakırım dedi heheeeeeeeeeee)
akşam oluyordu ki koştuk atladık trene ve ordan eve .


Perşembe evde ütü krizine çözüm bulup(kriz diyorum çünkü ütü yapmaktan nefret ediyorum ve eşim malesef  hergün gömlek giymesi gereken bir işi var:(((  ve ben ütüleri biriktirdiğim için yaparken saatler sürüyor.)biraz dinlenip oğlumu almaya gittik sezooyla.
ERtesi gün yine sabahın altıbuçuğunda mertle birlikte annemdeydik.Bu sefer sünnet mevlüdü kardeşe yardım gibi sebeplerden 3 gün kaldım .Pazar akşamı pert olmuş bir halde evdeydim.Annemde kalınca ,araya bir düğün.bir mevlüt sıkışınca ve hepsi koşuşturma içinde olup,saat kavramını hiçe sayıp gece 3de yatıp sabah 6 gibi kalkınca bünyem alarm vermeye başladı .Şuan hala bacaklarım kendine gelmiş değil.Tabi bu kadar sanıyorsanız yanılıyorsunuz.Dün evi temizledim bugün kışa hazırlıklara devam ettim.Booooolllll domates soyup doğradım araya bir etamin işi sığdırdım
- şuan nasılmıyım?
sırtım ,boynum tutulmuş gibi ağrıyor.
-Ne mi düşünüyorum?
burada   ' ayyy gezmelere gidiyorum' diyerek hava attığım çalışan annelerin ahının tuttuğunu:))




Sünnet çocuğumuz

annem ve burcu

annem yorulmuş


uyudum uyuyacağım

eminönünde en olmazsa olmaz şey herhalde balık ekmek


bu resimlerde bugünlere ait.Sünnet çocuğunu o giysilerle bir tek satın alırken gördüm desem.Allahım hiç dinlemiyor bu yaştaki çocuklar:))

12 Eylül 2011 Pazartesi

BAŞLIK YOK :)

bugün çok işim var nasıl etsem nerden başlasam yazmaya bilemedim.şimdi yazının sonunda bana kızacakları tahmin ettiğim çocuklu ,işi başından aşmış yada çalışıp aynı zamanda evde ki çocuğunu düşünen annelerden zılgıt yemeyi göze alıp başlıyorum neden bu kadar işim olduğumu yazmaya;


-oğlum babaannesine gitti ve durduğu süre onun orda kalma süresini beliryecek ki en son 5 gün kalmış biz artık hasretine dayanamayıp alıp eve getirmiştik.Babaanede kalma sebebi birazda halasının 7 yaşındaki kızının orda olmasıydı ve bingo dün nehir(görümcemin kızı)okula bir hafta kala ankaradan gelince bizimikinin babaanede kalma süresi az çok belirlenip orada bırakıldı.Bu bırakıldı lafı bizim isteğimizin dışında babaansesin çok istemesi yatıyor.Çok şükür oğlum babaannesini ve halasının sözünü dinlemesi ,güzel yemeğini yemesi(bunları annesine -bazen- niye yapmıyor bilmiyorum)uykusunu saaatlice yapması onu istenilen bir çocuk yapıyor:)
Neyse dün akşam eltimin oğlunun doğum gününden sonra babaaneye bıraktık ve sabah sezonun 2benim bir defa aramalarımdan keyfinin gayet yerinde olması şuan bu yazıyı yazarken elimde bir bardak keyif çayıyla içimemi sağlıyor:)

Şimdi gelelim beni gözden düşüreceğine inandığım özellikle çocuklu annelerin gözünden:)derdime.
Ben şimdi ne yapayım????
Gezmeye mi gideyim
Annem çağrıyor gel gezeriz diyor
Eminönü öyle cazip ki şu an:)(delim hehehheeeeeeeeee)
yoksa bakırköydeki hobi mağazına mı?
Allahım nereye gideyim oooofffff ne zor hayat:))))))))))
Yok yok ben bu planları yaparken gün bitecek.
BU arada kızkardeşim eminim bu yazıyı okursa sizden önce beni parçalyacak çünkü sabahın 8 den beri okulda oğlunu bekliyormuş başım tutu diyor ki ben ona derdimi anlatmadım (yukardaki saydığım nereye gidebilirim derdimi:)anlatsam telefonda hakkımdan gelebiliridi çünkü.
Bu planların arasında asla evde oturmak ,temizlik yapmak olmayacak bunu biliyorum ve uyguluyorum.İşin aksi tarafımı yoksa güzel yanı mı bilemedim ayın 15 kadar sezo da geç gelecek yani tek tabancayım:))Allahım bir kova kadını ne isteyebilir ki daha:))



sonradan eklenen not;haaaa bu arada yorum yazarsanız dönemeyebilirm malum gezmeye gidiyorum:)))))))))))))))))))))))
Valla ben böyle değildim sonradan oldum :))

7 Eylül 2011 Çarşamba

BU MİM FARKLI BİR MİM(DAYAK)

İLKNUR ülkemizdeki dayak-kadına şiddet- DİKKAT   çekmek için bir süredir yazılarını bu konuya ayırdı ve bunu duyurmak içinde mim olarak isteyenin cevaplamasını istemişti .Bende yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum.

Evlenmeden önce bir markette mağaza sorumlusu olarak çalışıyordum.Bir gün yine rutin işlerin yanında yine rutin olan hırsız yakalayıp içeri aldık.Genelde büyük hırsızlıklarda polise  , yaşı küçük olanların ailesine haber veriyorduk.Gerçi duruma göre de değişebiliyordu yani öylece bıraktıklarımız da olmuştu.Neyse çocuk bir sürü konserve ,çikolatayı içine attığını görüp ofise aldık üstündekileri çıkarıp konuştuk ve ailesine haber vereceğimizi söyledik çocuk bize yalvarmaya başladı "ne olur haber vernmeyin babam beni öldürür "diyor başka da birşey demiyor.
Genelde hep aynı kelimeleri duyduğumuzdan pek etkilenmedik açıkcası çünkü bazen aileleri gelip çocuğunun yanında "ne olmuş" bunun için mi? çağırdınız"diyen olduğu içinde her türlü açıklamaya ailesel tepkiye hazırdık ya da öyle sanıyorduk.
Aradım (geçmiş zaman tam hatırlamıyorum ama bir kadın çıktı ve) manasız bir kaç kelime edip tamam dedi.Aradan bir süre sonra çocuğun babası gelip çocuğu aldı .İşte bizden özür dilemeler felan neyse adam gitti olay bitti.

Bu olayadan üç gün sonra kapı çaldı içeri yüzü gözükmeyen bir çocuk girdi(hala etkisinden kurtulmuş değilimdir bu olayn:((
Yüzünün gözükmesininin sebebi yüzünün tamamen koyu bir morluğun şişip yüzü kapatmasından dı:(
İnanmıyacak derecede alnından cenesine kadar bütün yüz bir balon yerleştirlmişcesine bir olmuştu yani kıvrımlar yoktu.Burun ,göz dudaklar mosmordu allahım yüzünü algıladığımda şok geçirdim.O an o içeri girenin üç gün önce yakaladığımız çocuk olduğunu anladım.Çocuk babasının ayrıca kemerle dövdüğünü de vücudu da böyle olduğunu söyledi.O an ben ne yaptım deyip öylece kaldım.O kadar pişman oldum o kadar utandım ki o çocuk karşısında anlatamam.Sonra uzun uzun konuştuk bana bir daha asla yapmayacağını bende ona(belki de günah çıkarmak için)bilseydim haber vermeyeceğimi söyleyip durdum.Ve ona ablalık yapmak istediğimi ne zaman ihtiyacı olursa gelebileceğini söyledim ama gerçekten öyle istedim o işkenceyi bir daha ne yapmış olursa olsun yaşamasını istemediğim için.Peki dedi ,bir kere geldi bir daha da görmedim.Kaportacının yanına girdiğini söylemişti.

Yani dayak -şiddet her yerde karşımıza çıkabiliyor.
Hep dua ettim onun için umarım bir daha öyle bir şiddete maruz kalmaz ve yaşadığı şeyi atlatmıştır diye.
İşte böyle aslında çok var ama ilk aklıma gelen buydu:(