Sayfalar

29 Mart 2011 Salı

ÇEKİLİŞ VAR

Ya bizimki de ya tutarsaya döndü nerde çekiliş var ordayız hehe. ama bu sefer benim olacak. dilek bacım:)
artık hediyeni aldın buna katılmazsın dimi :)
(ballı hatundur kendisi bir önceki çekilişte kendisi kazandıda:)
işte adresimiz:)

bana boooooll boool sanş (ay ne kötüyüm:)))))

28 Mart 2011 Pazartesi

BU HAFTA SONUDA BÖYLE GEÇTİ

Her pazar sezo izinli olmuyabiliyor yani bugün nadir günlerden biriydi.Bizde kumburgaza gittik(istanbul dışında olanlar için istanbul'un yazlık mekanlarından biridir).Kayınvalidemin burada bahçe içinde küçük bir evi var denize biraz uzak ama biz zaten hava almak kafa dinlemek için gidiyoruz.Hele arabadan indiğimdeki o çimenlerin, toprağın kokusunu hiç birşeye değişmem.

işte bugün den kareler aslında daha da güzel ve daha çok olabilirdi ama malesef bu konuda beceriksizim:(

ilk baştaki sevmeleri köpeğin oğlumun dalgın anında havlamalarıyla  kaçma  kovalamacaya dönüştü:)
(gerçi gülüçük işareti koyan ben köpeğe hiç yaklaşamam o ayrı:) 


önceleri sevdi sevdi de:)

prefabrik ev fiyatlarına bakmaya gittiğimiz yerde ki köpeklerle oğlum çok ilgilendi.

sağolsun sezo çok ilgilendi ben valla yedim yedim yedim .................
şimdi evde inanın midem ağrıyor:(
yemek düşünmek bile istemiyorum durum o kadar vahim:)

burada çocuğunun ağzı dolu habire bir şey tıkıyorum:)

annesini aşkııııyyyymııııııışşşşşşşşşşş

ağaca tünemiş kuş(gerçi belli olmuyor ama incir ağacında:))

26 Mart 2011 Cumartesi

MİMLENDİM MİMLİYORUM;)

Evet bu mimin konusu ;buzdolabı üzerini fotoğraflıyoruz .Genelde buzdolabı üstü mağnet yığını yada resimlerle doludur ben bu işi sadeleştirmeye gitsem de pek başarılı olamıyorum nedense:)
seviyorum ama kalabalıkta olunca dağınık gözüküyor .Bende önünü mümkün olduğunca az koyup yanını doldurdum:)kimi kandırıyorsam:)
neyse işte fotolar topu topu iki tane ama olsun mimi cevaplamdım mı cevapladım dimi ama:)





iki tanede not bulunmakta birisinde;

-dua olup:
allahım
tasadan ve tembellikten sana sığınırım
cimrilikten ve korkalıktan sana sığınırım
borcun beni sıkıştırmasından sana sığınırım
makam ve mevkinin şımattığı insanlardan sana sığınırım
(bu duayı ne zaman gözüm ilişse okurum )

-ikinciside
olumlama bir cümle (kuantumla ne kadar ilgilisiniz bilmem ama ben bu olumlamayı tekrar ederim yine gördüğümce )
para ve fırsatlar  bana çoğalarak gelir ve kalır

işte böyle:)

şimdi mimleme zamanı:)

http://hobivakti.blogspot.com/
http://benimpenceremde.blogspot.com/
http://yerdenuzak.blogspot.com/
http://orecem.blogspot.com/
http://kizkardesler.blogspot.com/
http://mayanincicileri.blogspot.com/
http://mekilaningezegeni.blogspot.com/
http://nestug.blogspot.com/
http://nilmodaveyasam.blogspot.com/
http://www.sevtapayciucar.com/
http://sihirligunce.blogspot.com/
http://sutlugofret.blogspot.com/
http://tesetturasktir.blogspot.com/
http://yenigelinler.blogspot.com/
http://ocalmutfak.blogspot.com/
http://ozininhobileri.blogspot.com/
http://benoglumhobilerim.blogspot.com/
http://yedimyedimuyudum.blogspot.com/
http://birdynindunyasi.blogspot.com
/http://bebislihayat.blogspot.com/

istemeyene zorlama yok:)
cevaplarsanız daha doğrusu fotoğraflarsanız gelir bakarım
iyi hafta sonları

22 Mart 2011 Salı

SEMİNER NOTLARI-1

Seminere gittiğimi daha önce paylaşmıştım:)Şimdide orada öğrendiklerimi aktarmaya geldi.Kısa kısa geçicem.Nerden başlasam diyordum ki az önce kumanda paneline düşen bir kayıtı okuduğum işte dedim.:)
1-çocuklar 5 yaşına kadar bu 6 da olbilirmiş soyut kavramları anlamayabilirlermiş.Onlara elle tutulan somut örnekler vermeliymisiz bu örnek gibi çocuk denilen şeyi gerçek kabul ediyor.:)
bir başka örnekte benim kızkardeşimin oğlu barış ile oynuyorduk(oynuyorduk dediysem güreş oyunuydu bizimki:) çok yoruldu ama azmaya devam ediyor annemde dursun diye elini onu kalbinin üztüne koydu
-kuş gibi atıyor "dedi.Ay demez olaydı çocuk kendinden korktu :)"çıkarın kuşu içimden diyo başka bir şey demiyo"
önce anlamadık sonra annem şaka  deyip olayı bağladı ozaman 4 yaşındaydı sanırım.
2-0-3 yaş arası çocuklara kural konulamazmış.Beynin ön tarafı fazla gelişmediğindenmiş.Yani siz ona yapma etme deyin arkanızı dönün o ilk fırsatta sizin yüzünüzden yarım bıraktığı işi tamamlıcaktır:) Çünkü sizin söylediğiniz onun yapma isteğinin yanında sinek vızıltısı gibiymiş ve de otokontrolünü henüz sağlayamadığı için istediğini yapmaya meyilii olurmuş.
3-tutumlar çok önemli çocuk yetiştiriken
ne tavizkar bir tutum olan çocuğun her dediğinin gerçekleştiği
ne katı kuralların konulduğu baskın bir tutum olmamalıyımış.
önemli olan ve de yapmamız gereken tutum her iki tarafın(anne-çocuğun)istediğinin olduğu davranış şekli yani DEMOKRATİK tutunm.
bende yalan yok valla yeri geliyor kaşlarımı çatıyorum oda bunu anlıyor ama bu sadece onun için tehlikeli bir durum söz konusu olduğunda yapıyorum ve de işe yarıyor.
şimdi elim kirli ama atıyorum çıkmış koltuğun tepesine kendini aşağı bırakacak işte orda yerim demokrasiyi:)
yani ben yazayım siz üzerinize alırsınız yada bildiğiniz yöntemlerden şaşmazsınız.Yanlız şu var baskın bir tutumla büyüyen çocuk çift karekterli olurmuş.Çünkü bir yönüyle size yaranmaya çalışaçağı hep kabul görmek için ama kendi karekterinde olmayan davranışları sergilicek.Bir yönüyle olmak istediği yada içinde barındırdığı kişiliğyle hep savaş verecek.Yani bizim çocuğa davranışlarımız çok önemli .
Seminerde konuşulanları burada yazamıyorum daha doğrusu verilen örnekleri yasak.Ama etkilenen inasanlar var bilin diye söyledim:(

tavizkar tutumda ise çocuk hep istediğini aldığı için hep bir tatmizsizlik ,kural bilmezlikle büyüyyecek buda onu mutsuz edicek
  Hocamızın bize bir taktiği var diyor ki evde haftanın bir günü kuralları olayları konuşma gününüz olsun eşinizle,daha sonrada bu konuşulanları yani karaları çocuğunuza açıklayın oda bilsin neyi ne kadar isteyeceğini.Benim çok hoşuma gitti.Hatta cevap veremediğiniz sorular yada sorunlar olduğunda biz önce babanla bunu bir konuşalım sana öyle cevap vereyim derseniz çocuğu o an hem tatmin edersiniz hemde anne -babanın görüşlerinin bir olduğunu bilir.Ben bile küçükken annemden izin kopartamıyacağımı bildiğim için hep babama yanaşırdım :)yani ikisinin aynı şeyi düşünmüş olmaları doğru olduğunu da gösteriyor.

daha çok şey var ama benimde yapmam gereken yemek  var o yüzden arkası daha sonra deyip kaçıyorum:)




biri dursa biri durmuyo :)yanyana çok zor allah ikiz annelerine (aylinime,özime ,sevtap'a )kolaylıklar versin oğlum ezilmiş büzülmüş:)zeynep(kızkardeşimin kızı)pek bi  şirin çıkmış.

21 Mart 2011 Pazartesi

BEN Mİ DUYGUSUZUM YOKSA....................

Bizim her sabah kardeşimve annemle rutin konuşmalarımız olur.İşte ,günaydın dün akşam naptın gibi anlamlı anlamsız bir sürü soru cümlesinin cevabı olan günlük konuşma geleneğimiz:)
yine böyle bir konuşma başlangıcında burcu söze"duydun mu?'"yla başladı .
-"ne olmuş "dedim.(Televizyonu açmadığım için haberim yok tabi.Sebebi doktorun ikazı üzerine artık televizyonla güne başlamıyoruz gerçi ilk günler kadar katı sayılmasamda en azından gözümü ovuşturarak sabahın ilk dakikalarında değilde haber saati,ihtiyaç anında oğlum oyalanması için ve gece olmak üzere açılacak saatler belirlendi)
-"ibo vurulmuş"
-"hııhı "dedim sadece sanki normal bir durum gibi.
-burcu"abla anlamadın galiba iboyu vurmuşlar dedi bende"ee  "dedim "allah şifa versin "
-"abla başından vurmuşlar şimdi komadaymış"durumu ciddi dedi.
-hınk ."nasıl yani "dedim(yani ayağından normal başından anormal diye birşey ortaya çıkıyor bu durumda ama raconu da biz onlardan öğrenmedik ?derya tuna vuruldu ayağından eeee korkutmat için vuruldu dememişlermiydi.
asena vuruldu ayağından "korkutmk için vuruldu ayağını denk alsın diye vurulumuştur denmemişmiydi.Yani ikaz için vurulmuyormuydu yani öyle denmiyormuydu.Şimdi de ibo vuruldu ama bu sefer kafasından mesaj neymiş "öldürmek" ne acı ama malesef onlar yaşadı bizde seyrettik ve malesef raconlarını böylece öğrenmiş olduk:(
Bu konuyla ilgi söylenecekler başında bence ,ibo bende nasıl bir görüntü yaratmış ki vurulduğunu duyunca şaşırmıyorum(yani bacağından olduğunu düşünerekten).


Açıkcası pek sevmem ama allah sevdiklerine ,çoluğuna çocuğuna bağışlasın (ki durumu iyi bilddiğim kadarıyla)

Annemle konuşmaya geçtim yarım saat sonra
-"anne sesin niye öyle"
-"kızım  gece 3 te yattım başım ağrıyor"
-hayırdır bişey mi oldu" dedim
-haberin yokmu iboyu  vurmuşlar gece 3 kadar haberleri izledim ne olcak diye sabata erken kalktım haber almak için"
-anne ciddimisin yaaaaaaaaaaa:)
annemde beni taş yüreklilikle suçladı bu arada öyle tepki verince:(
-anne eminim ibo kendine gelince şu aynur hanımın başı geçmişmidir gidin bir ilgilenin "dicek dedim.
yaaa kendine dert mi arıyon diye devam edecektim annem baktım .kızım çocukları var diyerek cümleye başladı baktım sonu gelmicekk ,o günkü telefon görüşmemizi bitirdim:)

19 Mart 2011 Cumartesi

YÜRÜYORUZ YÜRÜYORUZ YORULMUYORUZ:)

Oğlum yürümeye başladığından beri(yaklaşık iki aydır)gittiğimiz her ortamda yürüyemek istiyor ..(yani normali bu anladımda  bebek arabasıyla dışarı çıktığımızda  zapdetmek çok zor oluyor)Ben tek başıma gittiğimde sorun olmuyorda -allahtan başıma gelmedi ama- sezoyla çıktığımızda (bana göre babasına nazı geçeceğini biliyor. Bu tespitten lütfen benim despot biri sonuçunu çıkarmayın biraz asabiyimdir ama oğluma pek yansıtmıyorum:)   ilk on dakikadan sonra bağırarak yada ağlayark kendini bebek arabasından inmek için debelenmeye başlıyor:(

O yüzdendir ki alışveriş için artık bebek arabasını artık hiç götürmüyoruz.Nasılsa hamalıktan başka birşey olmuyor:).İşte böyle, yürümekten büyük zevk alan oğlumla bu akşam üzeri gittiğimiz alışveriş den görüntüler






kendine alındığından mı? yoksa sırf işe yaramak adına mı bilimez bezini taşımak istedi.
Bu arada çevredeki insanlar  oğluma bakıp bakıp gülüyorlardı:)



resimler bulanık telefonumun kamerasından çünkü:(

aşağıda ki resimlerde yine alışveriş yaptığımız carrefoursanın girişine konmuş "masal okuyan,hareket eden ağaç"a bakarken çekildi.(ne kadar anladı bilmem ama ilgisini devamlı dönen tilki çekti:))

resimler anca bu kadar net çıktı:(
bir blog sahibinin yapacağı en büyük hata galiba makinasız dışarı çıkmmak:)

18 Mart 2011 Cuma

HAYAT KURTARAN AŞI KAMPANYASI

İki önce mail olarak gelmiş bu yazıyı okumanızı ve destekleminizi rica ediyorum.Eminim bir çok blogda görmüşsünüzdür.Bende üzerimi düşeni yapaarak okumayan için yayınlıyorum bu kaydı.

SAYIN NİHAN CAĞLAYAN 'A sonsuz teşekkürler bu maili bana gönderip okumayan arkadaşlarıma vesile olduğu için

40 ülkede 170 milyon anne ve bebeğin hayatını tehdit eden Anne ve Yenidoğan Tetanosu’nu ortadan kaldırmaya yardımcı olmak amacıyla, Prima ve UNICEF’in sürdürdüğü “1 Paket=Hayat Kurtaran 1 Aşı” Kampanyası, gelişmekte olan ülkelerdeki annelerin ve bebeklerinin hayatta kalmalarına destek oluyor. Türkiye’den 4.5 milyonun üzerinde Anne ve Yenidoğan Tetanosu aşı bağışı toplanması hedefleniyor.
Kampanya kapsamında Güneydoğu Asya’nın en az gelişmiş ülkesi olan Doğu Timor’daki aşılama çalışmalarını ve adanın unutulmuş çocuklarını fotoğraflayan Bennu Gerede’nin “Prima ile Hayata 1 Şans Ver” Sergisi’nin tanıtımı gerçekleştirildi


Dünya bebeklerinin sağlıklı ve mutlu gelişimini sağlamayı amaç edinen Prima ve UNICEF, tüm dünyada “1 Paket=Hayat Kurtaran 1 Aşı” kampanyası’nı birlikte yürütüyor. Prima, kampanya kapsamında her UNICEF logolu Prima paketi için bir kadının Anne ve Yenidoğan Tetanosu’ndan korunması için gerekli 1 aşı bedelini UNICEF’e bağışlıyor. Bugüne kadar Prima ve UNICEF bu kampanya ile 21 ülkede 100 milyon anne ve bebeğin Anne ve Yenidoğan Tetanosu’ndan korunmasına yardımcı oldu.

Türkiye’de tamamen önlenen hastalık gelişmekte olan 40 ülkede 170 milyon anne ve bebeğin hayatını tehdit ediyor. Anne ve Yenidoğan Tetanosu’nu ortadan kaldırmaya yardımcı olmayı hedefleyen “1 Paket=Hayat Kurtaran 1 Aşı” kampanyasıyla, Türkiye’den 4.5 milyonun üzerinde Anne ve Yenidoğan Tetanosu aşısı bedelinde bağış toplanması hedefleniyor.

Fotoğraf sanatçısı Bennu Gerede de, Prima UNICEF işbirliğiyle hayata geçirilen "1 Paket = Hayat Kurtaran 1 Aşı" projesi kapsamında aşılamanın devam ettiği Güneydoğu Asya'nın en az gelişmiş ülkesi Doğu Timor'a ziyarette bulundu. Bennu Gerede, yürütülen aşılama çalışmalarının ve adanın unutulmuş çocuklarının çok zor şartlar altında, sanatçı olmanın verdiği hassasiyetle fotoğraflarını çekti. Tan Sağtürk, Berna Laçin ve Tülin Şahin de “Bir paket=Hayat Kurtaran Bir Aşı” sosyal sorumluluk kampanyasına destek vermek amacıyla proje tanıtım filmlerinde gönüllü olarak yer aldılar.

Sergi açılışından önce P&G Dış İlişkiler Direktörü Sn. Hayrünnisa Aligil,  UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi Sn. Türkan Şoray ve sergi sahibi Bennu Gerede proje ile ilgili görüşlerini paylaştılar.

1 Paket=Hayat Kurtaran 1 Aşı” kampanyası ve bu kapsamda gerçekleştirilen “Prima ile Hayata 1 Şans Ver” sergisi hakkında görüşlerini paylaşan P&G Türkiye Dış İlişkiler Direktörü Hayrünnisa Aligil; Dünya Sağlık Örgütü’nün rakamlarına göre Anne ve Yenidoğan Tetanosu her yıl 59.000 yenidoğanın ölümüne yol açıyor. Halen 40 ülkede 170 milyon anne ve bebek, ölümcül ancak kolayca önlenebilir bir hastalık olan Anne ve Yenidoğan Tetanosu (AYT)’na karşı koruma bekliyor. İşte bu kapsamda Prima UNICEF işbirliği ile çok önemli bir projeyi üstlendi. Türkiye’nin duyarlı anne ve babalarının desteği ile kampanya sonunda toplam 4.5 milyonun üzerinde Anne ve Yenidoğan Tetanosu aşısı bedelinde bağış yapmayı hedefliyoruz” dedi. Bugün bu anlamlı projenin bilgilerini paylaşmanın yanında Bennu Gerede’nin çektiği birbirinden özel fotoğrafları da görme şansı bulduk, kendisine gönülden verdiği destek için bir kez daha teşekkür ediyoruz. Ayrıca kampanya tanıtımında gönüllü olarak yer alan UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi ve sanatçı Türkan Şoray, oyuncu Berna Laçin, bale sanatçısı ve koreograf Tan Sağtürk ve top model Tülin Şahin’e teşekkürlerimizi bir borç biliriz.”  diye ekledi.

UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi olarak kampanyaya destek veren Türkan Şoray da “Bebekler bizim geleceğimiz. Bütün bebekler dünyanın her neresinde olursa olsun yaşama sağlıklı başlama hakkına sahip olmalıdır. Prima ve UNICEF’in beraber yürüttüğü bu kampanyanın bir parçası olmaktan büyük mutluluk duyduğunu ve “1 Paket = Hayat Kurtaran 1 Aşı” Kampanyası’nın gerçekleştirilmesinde emeği geçen tüm Prima ve UNICEF yetkililerine sonsuz teşekkürlerini sunduğunu” iletti.

Projeye destek veren diğer isimlerden Bennu Gerede sergi sahibi olarak; “1 Paket = Hayat Kurtaran 1 Aşı” kampanyası kapsamında Prima yetkilileri, bu çok özel sergi fikrini benimle paylaştılar. Bu sergi fikrindeki amaç; Doğu Timor’daki annelerin ve bebeklerinin durumunu yakından görmek ve aşılama çalışmalarını burada paylaşmaktı. Kampanyanın amacını duyduğum andan itibaren böylesine güzel bir sergi fikrinin de bir parçası olmak istedim. Sonuçta oradaki durumu tüm çıplaklığıyla yansıtan fotoğraflardan çektim. “Prima ile Hayata 1 Şans Ver” sergisi, kampanyanın ne kadar anlamlı bir göreve hizmet ettiğinin açık bir göstergesi.“ dedi.

P&G Dış İlişkiler Direktörü Hayrünnisa Aligil ayrıca tüm dünyada Prima UNICEF kampanyasına büyük destek veren Carrefour ile Türkiye’de de özel bir işbirliğine gidildiğini ifade etti. Aligil “Tüm dünyada şu ana kadar bağışlanan 100 milyon aşının yaklaşık 10 milyonunu Carrefour desteği ile topladık. Carrefour da tüm dünyada bu gibi sosyal sorumluluk projelerine ve sürdürülebilir programlara destek vermektedir. Global olarak yürüttüğümüz bu işbirliğini Türkiye’de de hayata geçirmekten çok mutluyuz.” dedi. CarrefourSA Kurumsal İlişkiler ve Hukuk Direktörü Merter Özay yaptığı açıklamada kampanya başlangıcından beri sadece CarrefourSA’lardaki Prima satışlarıyla toplamda 300.000’in üzerinde aşının UNICEF’e bağışlandığını ve CarrefourSA olarak bu değerli kampanyaya böyle bir katkı sağlamaktan çok memnun olduğunu belirtti.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Geçtiğimiz haftalarda gittiğim carrefoursa da dikkatimi çekmişti ilk olarak .Prima bezlerinin yanına dijital bir pano asılmış ve kasada geçen her bir PRİMA bez buraya ekleniyordu.Rakamı tam hatırlamıyorum ama binlerdeydi ne kadar sevinmiştim.Ben bez olarak açıkcası o an hangisi uygunsa diye baktığım çoktur ama böyle bir kampanyaya elim böyle ulaşacaksa hiç teredütsüz PRİMA alırım ki aldım da.
şimdi sıra sizde, sadece üzülmekle olmuyor el atmak hareket etmek de gerekekiyor.Bu hareket oturduğumuz yerden olup hala kımıldamıyorsak o zaman üzülmek niye ,kime?

sevgiler

14 Mart 2011 Pazartesi

ŞİKAYETİM İŞE YARADI BLOGLAR AÇILDI:)))))

Şimdi bu başlığı okuyunca aaaa diyebilirsiniz.burada bahsetmiştim ya ,(ya tamam benim sayemde olmayabilir ama duyurmak için bir başlık seçmem lazımdı:))şikayet ettim iki gün geçmedi bloglar açıldı.Şimdi ben sevinmeyimde tüm kapanan blog sahibelerimi sevinsin:)
nerden mi duydum işte işte burdan:):)

artık herkes evineeeee:)
duyan duymayana haber versin.








---------------------------------------------------------------------------------

sonradan eklenen not:

ben bu kaydı 18:30 gibi yayınladım ve o saaten itibaren bloğa giremiyorum (şu anda saat 23:20).şaka gibi resmen denemdiğim dns rakamı kalmadı:(
ben ilk yasak olduğunda bile bu kadar engellenmemiştim.Çok karşı geldim çok galiba mimlediler beni nerden girmeye çalışsam olmadı.
şimdi girdim hemen bu yazıyı yazıyorum eğerki yorumunuz yayınlanmamış yada cevap verilmemiş ise bilinki burda tırmalıyorum gene:(
ay allahım ya müjde (alıp ve de)verip çıkış işlemlerini bekleyen günahsız gönül mahkumuna döndüm(ne demekse ama kendime o kadar acıdım ki siz görseniz kimbilir ne yakıştırmalar yapardınız:))
neyse af günü gelene kadar benden bu konu ile ilgili bir şey beklemeyin iki şey yazdım bloğa girmek haram oldu .Artık en cici google,en büyük dijitürk benim için:)gerisi boş:)






11 Mart 2011 Cuma

BLOĞUMA DOKUNMA( dijitürk 'ü şikayet ettim hemide ayağıma geldi)

Bu akşam kapı çaldı ,açtım genç bir çocuk yakasında DİJİTÜRK adı yazılı bir tanıtım kartı ile bana 4 maddelik bir anketi olduğunu cevaplamamı rica ettim.
-hemen şartım olduğumu söyledim.çocuk şaşırmış bir ifadeyle yüzüme baktı
-"buyrun "dedi.Bende şikayetim olduğunu ama muhakkak iletmesini istediğimi söyledim.
-ben"blogların kapatılmasından dolayı dijitürk'e kızgın olduğumu söyledim çocukta tepki olarak
-"hııı" blog olayından kızgınım diye tekrarladım .Çocuk peki efendim sorulara geçelim dedi.
Neyse hangi tip televizyonunuz var hangi kanalı izliyorsunuz gibi ıvır zıvır 4 soruyu cevapladıktan sonra isim soyadımı ve telefonumu (nadir hallerden biri olarak doğru verddim genelde hep yanlış veririm .:) acaba ararlar belki özür dilerler felan ne me lazım doğru verdim telefon numaralarımı işte bu nedenlerden ötürü.
Genç ayağa kalkıp tam gidecekken şikayetim dedim .Çocuğun ankete hayır diyebilirim diye anlamış gözüktüğü şikayetimi tekrar etmemi istedi.
-"blog diyorum blog "
-genç"hııı blog mu (allahım biz burda kendimizi yırtaken dijitür için çalışanların bu olaydan haberi bile yok:(:)
-bende "evet siz oraya benim dediğimi yazın ama iletin dedim .Genç de sağolsun çok önemli olduğunu (çünkü bak söyle ha diye çocuğa bir kaç öğüt verince vede çocuğun bundan haberi olmayınca önemli birşey olaki diyerek) anlamış ifadeyle anketin sonuna benim dediklerimi yazıp ileteceğine dair söz verdi:)


Bakalım bir sonuç çıkmaz belki iletilmez ama yapabileceğimi ,elimden geleni yaptım şimdilik.Belki bu anket için kapınıza gelirler sizde aynı şeyi söylerseniz belki birinin kulağına gider ne bileyim işte

UMUT DÜNYASI

BLOĞUMA DOKUNMA(ÇEKİLİŞ)

Bence BENİM OLSUN AMA sizde şanssınızı denemek isterseniz

BUYRUN:)

BLOĞUMA DOKUNMA(SEMİNER)

Çarşamba günü itibariyle ÇOCUK GELİŞİMİ için seminere başladım.Kardeşim ilk bahsettiğinde gidemeyeceğimi düşünüp üzülmüştüm.Sağ olsun burcunun (kız kardeşim) sayesinde (çünkü seminer onların evinin karşısında ve oğluma bakmak ona kaldı:))gidebildim.(annemde ,burcuda benimle gelsin diye gelmişti kardeşime, ama o daha önce benzeri bir seminere gittiği için gelmedi yani anneme de teşekkür ederim allah razı olsun -şimdi okursa gelecek haftayı da garanti edeyim.seminer 13 hafta birilerinin yardımı gerekli anlayacağınız:)

Ama ne gitme giyindim süslendim gittim okula .İki girişi var okulun ben anaokulu tarafına gidip seminerin nerede olacağını sordum .bana
  "diğer girişten girip üçüncü kata çıkmamı" söylediler.
Bende diğer girişe yöneldim tam girerken çocukları içeri alan amca bana 'hayırdır' der gibi bir bakış attı.Bende seminee  dedim daha 'r' tamamlamadan yanıma çıtı pıtı bir kız gelip bana "buyrun "diyerek yolu gösterdi.Bende içimden vayyyyyy be diyorum seminere bak ne havalı refakatçi eşliğinde odaya gidiyoruz.Neyse bodrum kata indik odaya girdim .Ellerinde çantalar takım elbiseli 7-8 tam emin değilim fazla olabilir erkekler topluluğu ayakta dikilmiş muhabbet ediyorlardı.İçerde sadece bir bayan var oda masada oturmuş soğuk bir ifadeyle etrafa bakıyor.
 Bir tuhaflık var gibi geldi çocuk gelişimi ve sadece erkeklerle dolu bir salon:)
(oysa bana burcu anaokulundaki anneleri toplayıp bu seminerden bahsettiklerini kadınların istekli olduğunu anlatmıştı şimdi ne olmuştu da bütün kocalar gelmişti hemde giyinip kuşanıp :) girişte masada kurabiyeler falan.
 Bende üstümdeki montu çıkarıp iliştim bir yere ama bu arada ayaktaki adamlar bana ara ara bir bakış atıyorlardı.Ben bu durumu çok güzel olmama :) bağlasam da :) içimde bir tuhaflık olduğunu sezmeye başlamam uzun sürmedi:):(
 Oda dan çıkıp tekrardan üst kata çıkarken odaya giren 5 takım elbiseli adamı görünce koşarak yukarı çıktım:) artık kesindi bu benim gitmek istediğim seminer değil:)
yukarı çıkıp ayakta bekleyen kıza tekrardan başka seminer olup olmadığını ve aşağıdaki semineri sordum.
başka seminerden haberi yoktu vee aşağıda ki seminer ÖĞRETMENLERİN semineriymiş:( az daha orada beklesem aaayyyyyyyyyyy düşünmek bile istemiyorum rezil olacaktım

................................
Neyse araştırarak katılacağım semineri buldum(çok azimliyim çok:)
Çok mutluyum 1.5 yıldır neredeyse hiç bir şey yapmamış olmak çok mutsuz etmişti beni.Gerçi oğlumla geçirdiğim zamandan asla pişman değilim ama bir şeyler öğrenmek beni mutlu eder kurslara gitmeyi çok severim.hamileyken de stilistlik kursuna gitmiştim(önceliği dikişe vermek istemiştim ama her yer dolunca boş olana kaydımı yaptırmıştım :))

Çok güzel şeyler öğrendim bu hafta.Bu haftaki konumuz; çocuğa karşı davranışlardı .Ne gibi durumlarda neler yapılabileceğini anlattı............

Bu konuya nerden mi geldim demin aylincim çocuğa sevgi gösterilmesi gerektiğini anlattığı yazıyı okuyunca aklıma geldi.Seminerde öğrendiğim şeylerden biri de;

Çocuğunuz ağlıyorsa ve bunu sadece istediği olsun diye ağlıyorsa bırakın ağlasın yani sizin istemediğiniz bir şey için tabi ağlıyorsa.
ama eğer ki size yakın olmak ,sarılmak,dokunmak için ağladığını anladığınızda sakın ertelemeyin ,bir saniye dahi ağlatmayın dedi.
Çocuklar fiziksel gelişimlerin yanında .duygusal gelişiminin zara görmemesi için önemliymiş.

Öğrendiğim şeyleri paylaşırım belki.sıkıcı da olmak istemiyorum açıkçası.Ama kulağıma küpe olacak şeyleri sizede ,(yani isteyenler okur o gün :))aktarırım.


aşağıda resimlerde oğlum kendine kombin yapmış

 sarılmış ,sarmalanmış .birazcık büyük ama olsun :)








herkese sevgiler

10 Mart 2011 Perşembe

BLOĞUMA DOKUNMA(MİMLENDİM-MİMLİYORUM)

Sağolsunyerdenuzak beni mimlemiş.Teşekkür eder cevaplara geçerim:)

Hayalinizdeki meslek nedir?
gazetecilik(hoş bugünlerde yapsaydım içerde olurdum herhal:)




Kışın sürmeyi en sevdiğiniz parfüm nedir?


parfüm konusunda devamlılık sağlayamadım ne güzel geldiyse değişti durdu:)şimdi ise beleş gelen caldion kullanıyorum beğenerek:)(beleş olması beğenmemi tetikledi yalan yok:))


Çay mı kahve mi? Kaç şekerli? Sütlü/Sütsüz?
kesinlikle çay .ajda bardak biraz açık ve iki şekerli lütfen:)
En en en önemli makyaj hileniz?
göz kalemim ki bakkala gitsem sürmeden çıkmam o kadar yani:)
Tam şu an kucağınıza bir cin düşseydi ve 3 dilek hakkınız olduğunu söyleseydi, ne dilerdiniz?
blogların açılmasını isteyim hadi(nasılsa öyle birşey olmaz bari göze gireyim hehehe)
dünyada ki adaletsizliğin,güç savaşının,kardeş kavgasının bitmesi
kimsenin mutsuz olmadığı bir dünya(ay inanın içimden geldi.gerçi kucağıma cin düşse bende olduğum yere düşerim o ayrı:)
Kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği veya tatlı. Bu öğünlerden ömrünüz boyunca yalnızca bir tanesini seçmek zorunda kalsaydınız, hangisi olurdu?
kesinlikle akşam yemeği:)
yemeksiz yaşayamam o derece kahvaltıda çorba içereim olur biter:)

 Eğer Hello Kitty olsaydınız, kurdelanız ne renk olurdu?


mor


Eğer ömrünüz boyunca yalnızca bir tane takı takma seçeneğiniz olsaydı, bu ne olurdu?
yüzük  çok severimde nedense güzel taşıyamam .o kadar gösterişli yüzük aldım hepsi bu eve yatmaya gelmiş gibiler:)


Sahip olmak istediğiniz yetenek nedir?
kendim tasarlayıp ,dikiş dikmeyi çok isterdim inşallah olacak o da.

Bitince almaya devam edeceğiniz kozmetik ürünü?
Göz Kalemi
Eğer geleceği görme şansınız olsaydı, görmek ister miydiniz? Evetse, tam olarak neyi görmek isterdiniz?
oğlumun hayatını merak ederim herhal gerçi yerdenuzak bunu yazınca etkilendim başka birşey düşünemedim (cevabım biraz çakma oldu:))
Gizli ünlü aşkınız kim? (Fotoğraf koyun!)

Bu günlerde beğendiğim diyeyim.çünkü cabuk sıkılıp başkasını beğenebiliyorum yani oyunculuğunu diyim öyle aşkla bağlandığım bir ünlü yok:(

yerdenuzak hehehe :)

Neden blog tutmaya başladınız?
 benim gibi unutkan birinin yapması gerekenlerin başında blog tutmak.Oğlumla ,eşimle bundan 10-20 sene sonra bakacağım ,okuyacağım günlüğüm olmasını istedim ve bloğu açtım

şimdi bu mimi kim cevap vermek ister?

http://hobivakti.blogspot.com/
http://ballilokmam.blogspot.com/
http://ozininguncesi.blogspot.com/
http://yazananne.blogspot.com/
http://yaruzee.blogspot.com/
http://mekilaningezegeni.blogspot.com/
http://mayanincicileri.blogspot.com/
http://ikizbuyutmek.blogspot.com/
http://yedimyedimuyudum.blogspot.com/
http://birdynindunyasi.blogspot.com/
http://birmucizemvarr.blogspot.com/
http://icimizdekikarnaval.blogspot.com/
http://birmucizemvarr.blogspot.com/
http://balbocukleri.blogspot.com/
http://pembemissbone.blogspot.com/
http://ahsen58.blogspot.com/
http://birilerianlatsin.blogspot.com/
http://yenigelinler.blogspot.com/
http://www.yeteneksizin.com/
http://keyfisibel.blogspot.com/
http://gulkk.blogspot.com/
http://nestug.blogspot.com/
ve ismini yazmayı gözden kaçırdığım cevaplamak isyeyen kim varsa.unuttumsa affola:)

8 Mart 2011 Salı

BLOĞUMA DOKUNMA(DÜNYA KADINLAR GÜNÜ)

Dünya kadınlar gününüz kutlu olsun hanımlar.Gerçi ben böyle tek güne sığdırılmış günleri pek sevmiyorum.Bugün herkes yüzünde gülümse .elinde çicek kocası ,sevgilisi her neyse ona bir ilgi bir şevkat göstercek .Ooo da ne demeden gece olacak hop gün döndü haydi külkedisi işinin başınamı olacak ne yani bu şimdi:)özel gün.


      Gerçi bu günü hatırlamayan benim gibi o da ne diyen erkekler de var(gerçi farklı sebelerden benim sebebim hergün kadınlar günü olsun ,ilgisiz adamın sebebi,şimdi başıma birde bunu çıkarma gül gibi yaşıyon işte bugün kutlanacak da ne olacak diye lüzumsuz gören lüzumsuz adamlar var malesef:):(

E böyle olunca tek gün ama adı var en azından diyorum

Gerçi söylenecek çok söz yazılacak çok yazı var ama en güzelini her zamanki gibi

MUSTAFA KEMAL ATATÜR söylemiş



7 Mart 2011 Pazartesi

BLOĞUMA DOKUNMA(RULO PASTA)

Kaç gündür bloğuma kaçakda olsa girebiliyorum ama nedense yazmaya elim bi türlü gitmiyor.Her geçen gün kumanda paneline düşen yazı artıkça ooohhh diyorum her gün bir "o" ekleyerek:)
Aslında içimdeki sıkıntılı, kasvetli hava tam dağılmadı ama dedim nereye kadar sürecek bu böyle.
Eee dijitürk de gelip beni teselli etmeyeceğine göre :) kendi kendime bir motivasyonu sağlamam gerekti .Önce baktım yazı yazabilenlerde aynı sıkıntı hakim hep eksiklik duygusu:(
Benim merakım acaba herkes bloğuna kaçak da olsa girebiliyor mu  diye.Kaçak göçek de olsa burası bizim ,yanlış yapanda biz değiliz ee o zaman hırsızın hiç mi suçu yok efendi diyen içimdeki ses eli de belinde bu arada ,girdim bloğa ve başladım yazmaya.
Ben inanıyorum kalkacak bu yasak Şimdi başlığı görüp tarife bakmak isteyenler ooo amma da uzattın diyebilir .O halde sizi direk aşağı alayım zira içimde ki birikti patlamadan buraya yazmak istiyorum.

Neyse burdayız nasılsa tarife geçeyim de ağzımız tatlansın belki gönlümüz ,ruhumuz ona eşlik eder:)


kek için;
3 yumurta,1 su bardağı un,1 su bardağı şeker,yarım paket vanilya.yarım paket kabartma tozu

kek  malzemeleri çırpılır

yağlı kağıt serilmiş tepsiye konulup 175c de gözünüz üzerin pişirilir.çabuk pişiyor haberiniz olsun.benim az daha yanıyordu bilginiz olsun:)


bu arada krema malzelerini hazırlanır;

3,5 su bardağı süt,6 yemek kaşığı şeker,3 yemek kaşığı un ve kekten artan vanilya(krema pişince eklencek)

krema malzemeleri konulup koyu bir kıvam pişirilir.
bu arada pişen kekiniz fırında çıkar çıkmaz nemli bez ile rulo şekli verilip sarılır.ben kremayı pişirip ılıtana kadar öylece beklettim

bezi üzerinden çıkarınca yağlı kağıttan güzel çıkyor.yukarda dediğim gibi   aaaaaaaazzzzzzz kalısın yanıyordu:)
(resim olarak 2. resim beze sarmanın etkisiyle kağıttan kolay çıkacak)


bu da nemli beze sarılmış halİ(resim olarak 1.resim yani önce beze sarılacak)

krema hazır olunca biraz bekleyin ılınsın (benim gibi aceleci bir ruh ve de "anne anne "diye paçanızdan çeken yoksa tabi:)burası işin püfü bence .çünkü ben sıcakken ortasına koyunca  ne kadar koyu olursa olsun aktı krema.Bu arada sezo eve geldi ve benim yerlere dökülen kremayı silerken birde pastanın her tarafına habire akıyor diye akan kremayı habire pastanın üzerine sıvadığımı  görüp"bu ne böyle "dedi.Bende sevinerek rulo pasta yapıyorum dedim.O da bana o şok olduğum cümleyi kurup gitti
"aynı denizden yeni çıkmış ahtopata benziyo"
ok kabul ediyorum rulo pastaya benzemiyordu ama ahtopata hiiiiiiiiçççççççççç benzemiyordu.Bende ona ceza olarak kremşanti aldırdım.Ooh bir güzel sıvadım bizim pastayı sonra çağırdım onu bak beğenmiyordun ama nasıl değişti dedim oda bana
"unlanmış kızartılmayı beklyiyo galiba dedi" dedi ama tadına baktıktan sonra bir dilim,bir dlim daha istedi(çok sevdiğimiz şeylerde bizim evde ayar yoktur yerizde yeriz:)
Ama ben ne yaptım vermedim tabi gündüzleri oğlumla lüplettik gitti.Valla paşa uzaktan kokuyu alır almaz yanımda bitti, taki sonunu getirene kadar:)



işte son hali budur.görüntü mükemmel değil ama tadı çok  güzeldi:)

Ya bir tarifi düzgün veremedim dimi ama napayım yaklaşık bir haftadır yazmıyorum:( daha doğrusu yazamıyorum .yazdırmayanlar UTANSIN

Bu arada ben kremanın  arasına muz koydum ve de üstüne tadı gerçekten  çok güzel oldu.Eminim görüntüsünü beğenmeyeceksiniz ama ben anca  kurtarabildim pastayı vardır elbet püfleri ama ben böyle biliyordum  böyle yaptım ölçüler belki işinizi görür siz daha güzellerini yaparsınız.
 selamlar gönderiyorum okuyanlara (inşallah eskisi gibi eksiksiz maaile burada  oluruz gene)

NOt:az önce ayşeçiğimin(geliniz olur kendisi ama önce kardeşim:)aramasıyla yayınladığım resimlerde sıralama hatası yapmışım.Bana  önce beze mi sarılıyor deyince ampul yandı kafamda burayada not düşeyimde belki yapan olursa ki yorumlarda yapmak isteyenler var.sorun olmasın:)

3 Mart 2011 Perşembe

BLOĞUMA DOKUNMAYINNNNN!!!!!!!!!!(mutsuzum)

Başlık şimdilik birbirini takip eden kayıtlarda hep aynı olacak.Evet bloğuma öğleden sonra itibariyle girebiliyorum sevimmem lazım ama buruk bir sevinç.Dün erişim engelledi yazını görünce nasıl yıkıldım anlatamam.yıkıldım derken mecazi anlamda değil inanın."erişişm engellendi" yazısını görünce gözlerim doldu sadece "ama" diyebildim.Öylece bir süre kaldım sonra ne yapabilirimi araştırdım.Sezo sağolsun evdeydi ve paşayla ilgilendi bana hiç dokunmadı çünkü o halimi görünce o da üzüldü.(gerçi sezodan beklenmeyen bir performansla hiç benden yardım istemeden 2,5 saat oğlum arada anne dediği anda oyalamayı başrdı .)sonra ne yapabilirim dedim dedim kimseye de ulaşamadım taki GÜL le msn de karşılaşıncaya kaadr canım benim çok yardımı dokundu.Ben bütün herşeyin silindiğini düşünürken bütün kayıtları WP geçirdim sayesinde.
allah ondan razı olsun herhalde ben tek başıma yapamazdım.
Sağolsun hobivaktide yorumlar göndermiş elimi çabuk tutup kayıtlar WP geçirmem için ama ben evde değildim ve geldiğimde bloğuma giremediğimden gönderdiği yoorumları göremedim.Ben bugün "dns" ayarını değiştirerek girdim bloğuma.

yeni yeni kayıtlar düşmeye başladı kumanda paneline ama nedense beni bir türlü harekete geçirmedi.Okuyorum ama yorum yazmak bile gelmiyor içimden.Yani eksik birşeyler var............

Ama düzelecek onuda biliyorum.Çünkü herkes tepkili ve yapılacaklar konusunda istekli.Şimdilik paylaşım sitelerineden destekler -duyurular-kınamalar devam ediyor.Bir önceki kaydımdaki belirttiğim gibi HOBİBOX bir kampanya başlattı lütfen yorum yazın  bu bloğa girip.aşağıda adresi vereceğim yine.

MAĞDURUZ DA MAĞDURUZ!!!



                                                   http://hobibox.blogspot.com/
                              

2 Mart 2011 Çarşamba

KAPANAN BLOGLARIN DİKKATİNE ! LÜTFEN OKUYUN OKUTUN

bende dün itibariyle bloğuma giremiyordum .duygularımı yazsam yeniden kapatabilirim o yüzden şimdilik nasıl oldu da girebildim  onu aKtarayım.Öncelikle bilgisayarın sansürsüz olarak internete girmesi için "DNS ayarını değiştirdim.Eğer ki merak edip yapmak isterseniz nasıl yapılacağı anlatılıyor
işte bu sitede

kolay gelsin inşallah başka şeylere gerek kalmaz.

Bİrde lütfen buraya girip yorum bırakalım  çünkü bizim adımıza uğraşan insanlara destek olmak için

adres burasıdır.


BLOĞUMA DOKUNMA!!!!!!!!!!!!!!

1 Mart 2011 Salı

YAZI TAHTASI

Oğlumun bugünlerde elinden düşürmediği yazı tahtasını göstermek istedim size.hem çok ucuz hemde kullanışlı.sağ olsun paşaya teyzesi aldı ve aldığından beri sabah kalktığında ilk işi eline alıp karala yapmak.Acaba rüyalarını mı yazıyor (karalıyor)dicem de karaladıklarına bakarak ancak kabus gördüğünü söyleyebilirim:)

Yok eğer kafasından geçenleri tahtaya geçiyorsa vay halime inşallah hayata geçirmez diyorum:)Göründüğü üzre pek bir karamsar ,karışık bu durumda napar bilmiyorum:)







En güzel yanı ise kalemi elinden bırakmadan her yere sürüyor yada kalem sürünüyor ama heheheee  sorun olmuyor.Gerçi bu durumun rahatlığıyla ilerde eline gecen kalemlerle aynısını uygularsa ne olur bilmem(daha doğrusu bilirim de burda yazıya dökemem .Benim cani-canavar bir anne olduğumu düşünmenizi istemem:)Şimdi ne güzel bir yazı ve gülümseyen iki foto varken ne yapacaklarımı anlatıp bütün kafanızda çizdiğim  (yada çizmek için kendimi parçaladığım:)kaydı ne den heba edeyim dimi ama:)

sevgiler