Sayfalar

29 Ocak 2011 Cumartesi

ÇERçEVE YENİLEDİM

Benim için bir kurban daha bulunmuştu.Evet yaklaştım oğlumun fotoğrafını çıkarıp işe koyuldum




önce beyaza boyadım sonra bir hata yaparak pembe ve çiçekli bir peçete ile kapladım.Oğluma pek yakışmadı resmini çekip çıkardım.Evet boyamaya kurban edilen çerçevem



artık yeni boyanacak eşyalar arama zamanı gelmişti.


(daha acemilik tam atılmadığından evdeki atıl durumdaki eşyalara devam):)





27 Ocak 2011 Perşembe

SONUNDA YÜRÜYORUZ

Bu gece itibariyle oğlum kendi başına yürüyor.Aslında çok geç bir zaman bana göre.Bu gece ye kadar hep elimizden tutup evi turluyoruz ne zaman ki eli elimizden ayrılıyor hooooopp hemen oturup emeklemeye başlıyordu.Bu ayalrda da  yapmak istemediğini yaptırmak zor.Ama allaha şükür ki bu gece bir- iki kendi kendine yürüyerek gitti iki koltuk arasına.Baktı düşmüyor gidiş gelişler iki koltuk arasından holü boydan boya gidip gelmeyle yürümesini perçinledi .Bir yandan da bizi yan gözlerle süzüyor acaba izliyor muyuz diye.Alkışı duydukça çoştu paşa ve artık "gel oğlum oturalım,meme,mama ...."dediysem de bana öyle yandan bakıp devam etti yürümeyle evi keşfetmeye.
Bana hep "bir yürüsün görürsün"diyorlardı.Bende yürümesi uzun zaman aldığından" yürüsün de bakarız" diyordum .Hakkattende öylece bakakaldım.Gel diyorum gelmiyor sadece gideceği yönü kestirip arkaya yana (biz nerdeysek bir bakış)sonrada temkinli adımlarla gidiş ve de dönüş.
Aşağıda ki resimler önce den çekilmiş olan resimler

arkadaki resimdeki ben ve ikinci derim haline gelen gri eşofmanım:(

isteğe bağlı bir oturuyoruz:(

ehhhhhhh biraz da az  olsa yürüyoruz:)

26 Ocak 2011 Çarşamba

BU MİM OLAYI BENDE PATLAR







Beni mimleyen arkadaşım neslihan önce ödülden dolayı teşşekür ediyorum ve geliyorum asıl konuya,
ben diyorum şu mim olayı bende tıkanıyor .Sizi mimleyen blog sahibine ayıp "yapmayın etmeyin beni mimlemeyin diyesim" geliyor.Nedenini daha öncede belirtmiştim bu mim sayesinden bir kez daha yüzüme çarpan acı gerçekle sizi tanıştırayım.Çünkü benim izleyicim topu topu 10 kişi mim de konu 15 kişiyi mimleyin yazıyon:(:(:(üüühhüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüü  üüühhüüüüüüüüüüüüüüüü
bilmem anlatabildimmi:(

şimdilik göndereceğim 15 kişiyi es geçip benden istenen 7 özelliğimi yazıyorum

1-ben boş duramayan bir bünye ile tembellik arasında cebelleşen biriyim.Nasıl olduğunu bir bilsem .Bazen dibine kadar temmbellik yapıyorum bazen onu da şunuda yapmak istiyorum diyerek boş durduğum gün için kendimi yiyebiliyorum.

2-Hiç hırslı biri değilimdir .hemen vazgeçeblirim beni zorlayan herhangi birşeyden.Gerçi çok da iyi birşey değil bu özellik.

3-kova kadınıyım ve tam özgürlük savaşçısıydım.Taki bana bağlı dünya tatlısı bir varlığa kavuşana kadar.Hayatımda herşeyi tek yapmayı severim(alışveri,gezmek gb)ama şimdi nereye gitsem benimle gelen yaka iğnem mevcut(gerçi bu durumdan pek de şikayetçi değilim)En azından sezo gibi daha evden çıkmadan"bak yorgunum çok gezmeyelim"."daha gezecekmiyiz" gibi aklınıza gelebilecek yada gelemiyecek kadar bahane yada gerçek laflarla gezime bıçak darbeleri indirmiyor o yüzden şimdilik oğlumla gitmek daha makul

4-hep şöyle topuklu (ama gerçek topuk şöyle bir karış cinsinden) ayakkabılar yarım kol kıvrılmış şekilde takılan bir canta ile tık tık yürümek istemişimdir.Ama her alışveriş sonrası aldığım ayakkabım giyeiyeceğimi düşünerek ya düz yada hafif topuklu bir ayakkabı ve de capraz ve içine çok şey sığsın diye takılan büyük bir çanta alırım

5-yemek yapmaya bayılırım.temizliğede ama ben yapmıyorsam.20 kişi yemeğe gelsin gık demem çok severim yemekle haşır neşir olmayı ama ne zaman temizlik olsa ben hep firarda olurdum evlenmeden önce.şimdi de yapırum ama valla istemeye istemeye yalan yok

6-oğluma aşığım.bu cümle abartılı durmuyor umarım ama her sabah onunla uyanmak fikri bile yüzümü gülümsetmeye yarıyor

7-dur bakayım aaaaa 12 kişi izleyici  olmuş bak bu durum bende acayip sevinç yaratıyormuş:)

şimdi bu mimi izleyicilerim olan(allahım türk sanat müzüiği sanatçısı gibi konuştum bir de"beni sizler var ettiniz diyeyimde tam olsun)

hobivakti

delianne

ikiz annesi

figenabla

lilibebek

mekilaningezegeni.

gül'e

ahsen

ece' ye

özi'nin güncesi

 gönderiyorum cevaplamak isterseniz tabi:)

25 Ocak 2011 Salı

MİM(FİYONK KONULU)

Hobivakti  sağolsun beni mimlemiş bende öncelikle mim ile bilgilerini ve konusunu önce bir alıntı yaparak belirteyim;

Mim Konusu: Fiyonkunu Göster!
Mim Teması: Fiyonklar ne şirin şeyler değil mi :) Aksesuar olarak, elbiselerin üzerinde, dekoratif objelerde ve daha birçok noktada karşımıza çıkıyorlar tüm sempatiklikleriyle :) Hal böyle olunca, tüm fiyonklar toplansın ve nerede ne fiyonkun varsa göster bize :)
Mime Dair Birkaç Nokta:
1- Mimlenen arkadaşımız bize fiyonklu cicilerini gösterecek, en az 3 adet olması yeterli :) Daha fazla fiyonku varsa ne ala :))
2- "Benim fiyonkum yok kii" diyorsan sana "Ama nedeeen?" diyorum :)) Olsun mimlenmene engel değil :)) O zaman en beğendiğin fiyonklu cici ne varsa sanal alemde, bize göster diyorum :)
3- Mimlenen elbette yanıtlamak zorunda değil ama fiyonk aşkına yanıtlamazsa üzülürüz :))
4- Kendisini mimleyen arkadaşının fiyonklarından en beğendiği fiyonka da miminde yer versin lütfen :) Böylece en cici fiyonkumuz hangisiymiş, görelim :)
şimdi de ev de pek fiyonklu (pek değil hiç bir şeyim yokmuş:() bulamayınca nette biraz dolaşıp beğendiklerimden kolaj yaptım ;





işte dar zamanda secebildiklerim şimdi sıra mimlemekte
mekilaningezegeni

nestug

gülcüm

ozininguncesi

figenabla

24 Ocak 2011 Pazartesi

KIŞ UYKUSU

Kış gelmiş olmasıyla uyku süresini arasında doğru orantı olduğuna inanıyorum.Ve bu durum tecrübeyle sabit efendim.Burdan hep şikayet ederim oğlumu, uyku uyumaz diye .
Bir gün(yani bu dün geceyi işaret ediyor)  erken yatıp sabah da kalmak istemiyor olmasını buraya yazmayı bir borç bildim.Dün gece saat 22:30 da bizimki kucağımda bir baktım uyumuş.hayırdır inşallah deyip götürmüyorum yatağa .Daha doğrusu şimdi kalkar düşüncesini kafamdan savmakla meşgulüm.Bir süre bekledim baktım bizimki kıvama gelmiş eller düşüyor iki yana,aldım götürdüm yatağa.Bir o yana bakıyorum ne yapayım diye bir bu yana saat 23:00 oldu Sezo"bende erken kalakacağım yatmaya gidiyorum"dedi.
Eeeee ben kaldım mı öyle yalnız.Bari nette gireyim blogları gezeyim dedim .Baktım kimse yeni bir şey de yazmamış. Kaldım mı böyle yalnız.
    Yani ben de ne nankörüm o blog senin bu blog benim şikayet ettim oğlumu .Uyuduğu (erken uyuduğu) ilk gece bayağı bir afalladım.Aslında zamansızlıktan şikayet edip yapamadığım o kadar şey vardı(kitap okumak iilk başta geliyordu çok eski olan üç kitap buldum kayınvalidemden onları merak ediyordum)ama öyle bir boşluk oluştu ki o zaman diliminde ne yapacağımı şaşırdım.Sanki her an oğlum kalacak ve kaldığımız yerden devam edeceğimizi düşünüp gidip gelip paşaya baktım kalkar mı diye .Tabi ki   ben böyle bana kalan boş zamanı harcadım üstelik pek de elde utulur bir şey yapmadan

Şimdi asıl mevzu ben bu yazıyı bugün öğlen yazıyordum  ve de bir yandan oğlumu öğlen uykusunu yatırmaya çalışarak.Sonra ne mi oldu uyudu dediğim oğlum 10 dak yatıp kalktı ve gece 22:30 gösterene kadar yatmadı.
şimdi ben bir kaydı tamamlamadan uyku saltanatım bitmiş mi oldu yani:(

Şimdi uyuyor ve durumda başka bir değişiklik olmadan kaydı bitirme telaşına düştüm.
Başta hani uyuyor diyordum ya hayır efendim bizde durum pek değişmemiş .Oğlumu size şikayete devam ediyorm:)
Ne zaman uyuyacak bu çocuk.(son yazdığım cümleyi sağlıklı olsunda gerisi düzelir diyerek değiştiriyorum:)



her daim uyanık olan oğlum:)

21 Ocak 2011 Cuma

YARDIM EDERMİSİNİZ?

Bir konuda yardıma ihtiyacım var.ben bir çok bloğu izlemeye alıyorum .izlemeye almak içinde o bloğun adresini (adres çubuğundan sağ tıklayıp kopyalıyorum ve kumanda paneline gelip "izlediğim bloglar"ın altındaki ekle -yönetten ekleyi tıklayıp adresi yapıştırıyorum.buraya kadar yaptıklarımda bir problem yok gibi .Ama ne zaman ki izlediğim bloglardan birine girip "izle" bölümüne baksam orada yokum .çok sevdiğim blog arkadaşlarımı izlemeye aldım ama bir çoğu bundan habersiz.Nerde hata yaptığımı bilen bana yorum yazabilirmi?
şimdiden teşekkür ederim

BUGÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM






Tam 32 oldum:( üüühhüüüüü  üühüüüü
bugün benim doğum günüm yaşımı hatırlamadığım ve hatırlatıılmadığı sürece güzel bir gün.
ilk hediyemi sezodan aldım.saat 24:00 devirdiğinde
hayatımda aldığım en anlamlı üzaerinde düşünülmüş hediyesini aldım:)/(buradaki fondada ağzı kulaklarında bir bigo hayal edin)

19 Ocak 2011 Çarşamba

YİNE YENİ YENİLEME

Evet tam gaz devam demiştim.İşte yenilediğim bir başka kutu


 oğlumun elinden aldığım diğer bir kutuydu o da şaşkınlıkla bana  bakıyor:)


veeee annesi emeline ulaşıyor:)






buda yine daha önceki nedenlerden ötürü verniklenmedi.oğlumu yatırıp vernikleyeceğim.ama dayanamadığımdan bunu da yayınladım:)

18 Ocak 2011 Salı

YENİLEMELERE DEVAM

Evet evde ne var diye gezinirken bir baktım saat kabı var ve atıl biçimde oğlumun oynaması için gözden çıkarılmış.Hemen el koydum ve yenilemelere bundan devam ettim:)










iki farklı peçete kullanarak yaptım.gerçi henüz verniklemedim.Verniklemeyi balkonda yaptığım için her hamle yapışımda oğlum habire peşime takıldı.bende böyle yayınlayım sonra verniklerim deyip yayınladım

*yakından bakınca hatası booooooll bir çalışma ama yine iyi yoldayım diye verdim kendime gazı yayınladım:)

16 Ocak 2011 Pazar

İYİ Kİ VARSIN

Canım benim iyi ki varsın.İyi ki tanımışım ,iyi ki evlennmişim seninle .

Evet bugün sezonun doğum günü ve onun için aldığım hediye ye iliştirdiğim not:

sevmek bazen bir dokunuş
             bazen bir gülümseme
bazen seviyorum demek
bazen sarılmak
ama en önemlisi unutulmamak

seni seviyoruz
b.....+paşa

hayatımızn en güzel anlarında hep birlikte olmamız dileğiyle


13 Ocak 2011 Perşembe

BLOG YOKKEN...

Ben bloğum yokken ve olduktan sonrasını anlatmak istedim.Sizde buyrun belki sizinle ortak düşüncedeyizdir:)


Şu her bloğun sağ veya sol tarafında bulunan "blog listesi" ni blog sahibesinin okuduğu bloglar olduğunu ve alta güncellendikçe yazan zamanın(5dak.önce,1 hafta önce gb)da yine blog sahibinin oraya giriş yapıp okuduğu zamanı gösterir sanıyordum:)

    Blog yokken ben yorumları okudukça "yuuuuuuuuuuhhhh artık ne kadar da samimisiniz ki böyle şeyler yazıyorsunuz " diye  ön yargıyla okur ve kızardım.Bana yapmacık gelirdi bu durum .Yüzünü görmediğiniz insana "mükemmelsin","senin adına sevindim-üzüldüm(kim ki üzüldün sevindin kardeşim, yolda başına birşey gelse kimse dönüp bakmıyor ama burda herkes bir iyi ,bir iyi sorma).Eeee sonra (burada aynı zamanda oğlumu sallıyorum ve ağzımda müthiş uyku getirici harf eeeeeeeeeeee  eeeeeeeeeee eeeeeeeeee")ne oldu blog dünyasına bir adım .Adımın hemen arkası o yüzünü bile görmediğin arkadaşlıklar ve getirisi olan yorum durumu.Tükürdüğümü yalama durumu üzerime bir oturdu sormayın .İlk zamanlar sırf bu nedenle kimselere yorum yazmıyordum (tanımadığım  ve beni tanımayanlra ) beni  onların keşfetmelerini beni yazılar veya yaptıklaım için(bu arada orta da ne yapılmış eli düzgün bir iş ne de elle tutulur bir yazı mevcut:)bloğu ziyaret etmelerini istiyordum.Yorum yapmak(güzel yazılar ve işler hariçin de sırf görünmek adına boş laf etmek) bana yalakalık ve bloğa davet mesajı içeriyor gibi geliyordu.E gel zaman git zaman önce işlerini ve yazılarını beğendiğim arkadaşlarıma (arkadaşlarım diyorum çünkü yazdıklarını  okudukça, bir adım daha atarak yüzlerini bile görmediğim ama bazen aynı düşüncelere,davranışlara -yaptıklarını anlatmalarından-" aaa benim gibi düşünüyor" diyrek gönülllü izleyicileri oldum(sağolsunlar onlar da benim izleyicim oldu)Ve bu durum dan acayip MUTLUYUM:)

   Blog yokken çektiğim onlarca(tamam yüzlerce) fotoğraf öylece duruken ,şimdi inşallah oğlumun aklının ereceği yaşa bırakacağım güzel bir anı,günce olacak bu blog.Bu durum da beni heyecenlandırıyor(şimdi kendimle ilgili küçüklük  anılarımdan oluşan bir blog olsa fena olmazdı hani.Belkide benim bebekliğime dair bir adet resimim olması ben böyle bir şeye iten :(

   Blog yokken çok boş geçiyor du zaman benim için .Tamam oğlumla ilgilenmek bayağı zamanı alıyor hatta tüm günümü ama sırf bunun arkasına sığınarak ellerim boş duramam ben.Sırf bu yüzden oğlumu gece yatırdığım an bakıyorum ne yapabilirim-yazabilirim diye(maşallah oğlum da uykuyu seven biri hiç olmadı hatta yanından kalktığım geceler bir bakıyorum uyanmış oturmuş benim yanıma gelmemi bekliyor.Bu arada bu çocuk ne zaman uzun ,deliksiz,sese karşı duyarsız bir uyku çekecek)
Ve blog dan sonra hobilerim oldu.Pek başarılı olmasam da henüz elimde bir şeylerle oyalanmak ve değiştirebildiğimi görmek cesaretlendiyor beni.

şu anda aklıma gelenler bunlar geldikçe eklerim.Ve yine beklerim:)

10 Ocak 2011 Pazartesi

HASTALIK

Babasına hayran oğlum, babası  annesini her işine burnunu  soktuğu için  çekiştiriyor:)


cumartesi günü bizim için güzel bir gün olarak başladı.Çünkü sezo evdeydi ve bu bizim evde sabah yataktan üç kişi olarak kalkmak ayrı bir keyif.bundan ben keyif alıyorum çünkü eğer ki yatıyorsam (itiraf ediyorum bazen gözüm kapalı oluyor ruhum uyanık:))sezo paşa yı alır içeri götürür ben biraz daha uyuyayım diye.Sezo için keyifli hem iş yok biraz fazla uyuyor hemde oğluyla uyanmak onu çok mutlu ediyor(biz daha gece yatarken" oooohhhhhhh yarın beraber uyanacağız oğlumla "der ve kalkınca biraz boğuşmaca ikisini de haftanın bu tek izinli gününü beklemeye değer kılıyor) Paşa yı söylemeye gerek yok o eğer babasını yatakta görüyorsa uykusu varsa bile hemen gözünü ovuşturur ovuşturur uykusunu iyice açıp sezonun üstüne hoooooooooooppp atar kendini................

işte böyle başladı bizim için cumartesi.Ama böyle güzel bitmedi maalesef.Akşama doğru bize gelen babaanneyi eve bırakmk için yola çıktık.Yolda paşa baktık uyumuş.Sezo"yo lu biraz uzatayımda bizim ki biraz uyusun " dedi.(bilindiği üzere kontak kapanır paşa uyanır:()Neyse birden bizimki uyandı bir sezo ya baktı bir bana ağlamaya başladı bende uykusunu mu almadı acaba diye düşündüm ve memeyi dayadım ama nafile.Biraz emiyo biraz ağlıyor.Neyse eve çıktık bizim paşa hiç durmadan ağlıyor hiçbir şey onu susturmaya yetmedi.Acil durumlarda yaptığımız gibi hemen bir tur atalım arabayla da iyi gelir yada yatar uykusunu tamamlar diye düşündüm(düşündüm de bizim ki şimdiye kadar hiç uyku için ağlamamıştı ki .Uyumamak için direnip ağladığı çoktu ama (burada anlatmıştım)
Araba da ağlamamız şiddetlendi ve resmen kıvranmaya başladı  oğlum bu arada. bende"ağlama ne olur "diyorum ama ben ağlıyorum.İnsanın aciz olması kadar kötü bir durum yok herhalde(bu arada hastaneye doğru gidiyoruz)Allah kimseyi aciz bırakmasın,çocuğuyla terbiye etmesin inşallah.
Doktora gittiğimiz de oğlumun "kulağında iltihap olduğunu ve bebeklerde bu acıya dayanmasının zor olduğunu "söyledi
Hemen ağrısının geçmesi için kulağına ağrısını dindirmesi için damla damlattı ve bizimki  allaha çok şükür bir kaç dakika içinde sustu.(ama ömrümden ömür gitti)
 çocuğun ağrıdığı yeri gösteremeyişi,söyleyememesi  sorunun ne olduğunu tespit için işimizi zorlaştırdı.(bazı çocuklar elle kulaklarını çekiştirirmiş ama bazı bebekler sadece ağladıklarından ne olduğunu tahmin etmek gerçekten zor)
Bu arada öğrendiğim bir şeyde eğer ki çocuğunuz nezle grip veya üst solunum yollarında sorun var ise mümkün olduğu kadar başını yüksekte tutacak bir beslenme ve uyuma biçimi önemli.Bu şu demek  eğer ki burunu akıyorsa ,nefes almakta zorlanıyorsa emdirirken veya biberonla beslerken yatma pozisyonda olmamalıymış.
nezle-grip diye bir ağrı kesici-ateş düşürücü verip olayı hafife almak benim yaptığım en büyük hataydı.
Hala (allaha şükür ki şuan çok iyi durumda )kendime kızıyorum

Ey anne adayları bir kez daha düşünün derim çocuk sahibi olmayı Anne olmak zor zanaat .Sadece yaptım ettimle bitmiyor.Bir vicdan hesabı-sorumluluğu var ki işte en ağırı o

Bizden bu kadar şimdilik ana-oğul iyiyiz.Ama kış daha uzun ve de yaşayacağımız tecrübelerde(kötü tecrübeler olmaz inşallah)öyle  bu durumdan dersimizi aldık .

sevgiler

7 Ocak 2011 Cuma

UYKU SORUNU



benim oğlum iyi uyur ,bir yattı mı bir de sabah görürsünüz yüzünü.Öyle hemen de uyanmaz sabahleyin , bir kaç kez seslenince anca.Hatta öyle sallamaya bile gerek yoktur uykusu geldi mi gider odasına uzanır hop bir bakmışsınız uyumuş......................

diyen  tanıdıklarınız var ise ne olur bir öğrenin ,ne yedirirler,ne içirilirler.nasıl öğretirlerde bu duruma nasıl gelir bir çocuk.
  Yukarıda ki resimdeki salıncak benim kurtarıcım .Önceleri ayaklarım ağırırdı sallamaktan hadi o bir şey değil salladınım uyudu dimi ? yooooooo bizimki öyle uyudu falan olmuyor ayağımı sallamayı bıraktıktan sonra bir yere koyayım uykuya devam etsin diyorun.Diyorum da kime:) hemen kalkar ve saatlerce uyumuş da uykusunu almış gibi kaldığı yerden devam."

Uykumuz öyle hafif öyle hafif ki.
Örnek mi; gece oğlum benimle yatıyor  arada dönüp onunla yüz yüze geldiğimde oldu ki öptüm(ama usulca) yada elini kaldırıp üzerini örttüysem gözü kapalı olduğu halde gülümser yada ıııııııııh mıhhhhhh gibi benzer sesler çıkarıp "ben uyumuyorum ona göre" mesajını da veriyor.

Neyse o günler eninde sonu da gelecek.Bu arada iki gün önce oğlum yatmıyor diye sinirlenmiş ve oğluma kızmıştım:( Ondan sonra ki gün oğlum biraz rahatsızlandı (nezle)ve bende vicdan azabı duydum.Keşke o na kızmasaydım yatmasaydı ne olurdu ki?Şimdi iyi ama iki gün boyunca vicdan azabımla birlikte oğlumun peşinde pervaneydik.

Bizden şimdilik bu kadar, herkese iyi akşamlar

4 Ocak 2011 Salı

YENİLEMELERE DEVAM

Evet evde elime geçenlerden biri de bu plastik kap idi.ilk halini çekemedim ama herkesin tahmini ettiği biliğimiz tava yoğurt kabı ;




İŞTE SONUCUMUZ DA BUDUR:)

Kartuşlarım yarın yada öteki gün gelecek o zaman da dekupaj yapmayı düşünüyorum(daha doğrusu denemeyi düşünüyorum)